Prof. Dr. Orhan Şen doğal afet uyarısı yaptı. 2026 yılı içerisinde bütün doğal afetlerin daha fazla olacağını belirten Şen, 30 yıl sonra ilk kez yaşanacağını belirttiği ‘Süper El Nino’ hakkında bilgiler verdi.
1997 yılından daha kuvvetli bir ‘Süper El Nino’ yaşanacağını belirten Şen, temmuz ayını işaret etti. Şen, İstanbul için ölçülen sıcaklık rekorunun da kırılmasını beklediğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Orhan Şen, 2026 yılı içinde Türkiye’yi bekleyen doğal afetler hakkında konuştu.
CNN Türk’te yer alan habere göre Şen, ülkemizde bu yıl yaşanacak doğal afetlerin hepsinin biraz daha fazla yaşanacağına vurgu yaptı.
Şen “Doğal afetlerin hepsi biraz daha fazla olacak bu sene. Yani 1997’de bir defa “Süper El Nino” olmuştu. Ondan da daha kuvvetli bir Süper El Nino geliyor. El Nino geliyor ama El Nino’nun da süperi geliyor. Ama El Nino daha başlamadı. Şu anda El Nino temmuz ayından itibaren başlayacak ve önümüzdeki sonbaharı da içine alacak” ifadeleriyle ‘Süper El Nino’ afetine dikkat çekti.
Şen “Ama yazın ikinci ayından itibaren yani temmuz, ağustos hatta eylül ayında da aşırı sıcaklar, sıcak hava dalgaları peş peşe gelecek. Hani şimdiye kadar olanlardan tabii biraz daha tehlikeli bir dalga olacak. Bunlar insan sağlığı açısından ön plana çıkacak” diye konuştu.
İstanbul’da termometrelerin 40 dereceyi aşacağını belirten Şen, İstanbul’un rekorunun 40.3 derece olduğunu ve bunun da ‘Süper El Nino’ etkisi nedeniyle geçilmesinin muhtemel olduğunu belirtti.
Şen, “Süper El Nino Doğu Pasifik’teki deniz yüzey sıcaklığının ısınmasından kaynaklanan bir makro ölçekli meteorolojik olay. Ama bu makro ölçekli meteorolojik olay dünyanın her tarafında etkisi oluyor. Etkisi ne? Söylediğimiz gibi meteorolojik karakterli doğal afetlerin artışını, frekansının artışını, geliş yollarını değiştiriyor. Bunun yanında kuraklığı da beraberinde getiriyor.” şeklinde konuştu.
Şen ayrıca şunları söyledi: “Diyeceksiniz ki, hem seller olacak hem aşırı yağışlar olacak. Kuraklık nedir? Esasında sel ve aşırı yağış bir kuraklık demektir. Çünkü aşırı yağışlarda şiddetli yağışlarda, yüzeysel akışlarla akıp gidiyor sular, toplayamıyorsunuz.”
EL NİNO NEDİR?
El Niño, Orta ve Doğu Pasifik Okyanusu’ndaki yüzey sularının normalden çok daha fazla (genellikle 0,5°C ile 2°C arası) ısınmasıyla başlar. Bu sıcaklık artışı, tüm atmosferi etkileyen bir zincirleme reaksiyonu tetikler.
Normalde Pasifik’te rüzgarlar batıya (Asya’ya doğru) eser ve sıcak suyu orada toplar. El Niño döneminde bu rüzgarlar zayıflar veya yön değiştirerek sıcak suyun Güney Amerika kıyılarına doğru akmasına neden olur.
İsim, İspanyolca “Küçük Oğlan” veya “Bebek İsa” anlamına gelir. Peru ve Ekvadorlu balıkçılar, bu ısınmanın genellikle Noel zamanı doruğa ulaştığını fark ettikleri için bu ismi vermişlerdir.
El Niño, atmosfere büyük miktarda ısı salınmasına neden olur. Bu yüzden El Niño yıllarında küresel sıcaklık ortalamaları yükselir ve genellikle “tarihin en sıcak yılı” rekorları bu dönemlerde kırılır.
Hava akımları değiştiği için dünyanın bir ucu sele teslim olurken diğer ucu kuraklıktan kavrulur. Genellikle Güney Amerika’nın batı kıyıları aşırı yağış ve sel alırken; Avustralya, Endonezya ve Güney Afrika’da şiddetli kuraklıklar görülür.
Normalde Güney Amerika kıyılarında alttan gelen soğuk ve besin dolu sular balık bolluğu sağlar. El Niño ile gelen sıcak su bu döngüyü bozar, balık popülasyonu çöker ve bu durum gıda fiyatlarından yerel ekonomilere kadar her şeyi olumsuz etkiler.
El Niño tek başına bir olay değildir; ENSO (El Niño-Güney Salınımı) adı verilen döngünün sıcak evresidir. Bu döngünün soğuk evresine ise La Niña denir.
Bu fenomen takvim gibi düzenli işlemez. Genellikle 2 ila 7 yılda bir gerçekleşir ve etkileri 9 aydan 2 yıla kadar sürebilir. Tahmin edilmesi zor olduğu için meteorologlar tarafından sürekli takip edilir.