Uzmanlar, basit gibi görünen seçimlerin, çocukların kimlik gelişimini etkilediğini açıkladı.
Son dönemlerde yaygınlaşan ve halk arasında “tas kafa” olarak bilinen saç modelleri, gençler arasında özenti oluşturduğunu belirten uzmanlar, özellikle genç yaş grubunda olan kişilerin bu tarz kesimlere özenirken, bu durumun kimlik gelişim sürecini doğrudan etkilediğini belirtti.
Gençler arasında hızla yayılan ve kültürel değerlere de uygun olmayan bu saç modeli kesimi ise bazı illerde yasaklanmaya başladı.
Ayrıca, okul servislerinde çalınan müziklerin de çocukların davranışlarını etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. Uzmanlar, şiddet içeren ve olumsuz ifadeler barındıran şarkıların, çocuklarda merak uyandırarak yanlış rol modellere yönelimi artırdığını açıkladı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, günlük hayatta basit gibi görülen tercihlerin, çocukların kimlik gelişimini etkileyebileceğini söyledi.
Gönültaş, “Gençlerin bu şekilde kendini suçlu tiplemeler ile özdeşleştirmek onlar için eğlence oluyor ama insanlar içerisinde bir korkuya da sebebiyet veriyor. Bu durumlar çocuğun kimliğini ve kişiliğini etkiyecektir. Basit bir saç tıraşı olarak görülebilir ama bunlara dikkat edilmediğinde olumsuzluklara sebebiyet verebilir” dedi.
Okul servislerinde dinlenen müziklere de değinen Gönültaş, “Müziklerin içerisindeki şiddet içerikli ifadeler ise çocukların bunları merak etmesine neden oluyor. Basit gibi görünüyor ama bu tarz önlemler çocukların sosyalizasyonu için önemli olabilir” diye konuştu.
“Anne ve baba çocuk ile aktif vakit geçirmeli”
Miraç Burak Gönültaş çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı sanal ortama daha fazla bulunduklarını belirterek, “Çocukların ve gençlerin ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçlarımız bizim toplum içerisinde etkileşmemizi sağlıyor. Bu etkileşim vesilesi ile bizler kaynaklardan faydalanabiliyoruz. Bu noktada aile temel ihtiyaçların karşılamasında çok önemli bir unsur. Ama bu çocuklar bu ihtiyaçlarını toplumdan sağlayamazlarsa, en ulaşılabilir ortamlardan bu ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar.
Son dönemlerde anne ve babalar görevlerini iyi yerine getiremediklerinde çocuklar için en ulaşılabilir ortamlar sanal ortamlar oluyor. Anne ve babaların çocukları ile aktif vakit geçirmesi gerekiyor. Çocuklar anne ve babadan yakınlığı göremezlerse maalesef olumlu bir bağ oluşmadığı gibi duygusal anlamda uzaklaşma söz konusu oluyor.
Çocukta kendi ihtiyaçlarını başka ortamlarda aramaya çalıştığı için anne, baba ve çevresindeki kişiler ile olan bağı daha kopmaya başlıyor. Ebeveynlerin çocuklarını aktif etkileşimli zamanlar oluşturması gerekiyor. Bu süre zarfında çocukların korkularını ve kaygılarını fark etmelerini sağlayacak” dedi.
