Ekonomim Gazetesi yazarı Şeref Oğuz, bugünkü köşe yazısında vergi sistemindeki yapısal tıkanıklığı “tahakkuk” ve “tahsilat” rakamları üzerinden sert bir dille eleştirdi.
9,4 MİLYAR LİRADA KALMASI SİSTEMİN VERİMLİLİĞİNİ SORGULATIYOR
Hüseyin Gökçe’nin özel haberine dayandırılan verilere göre, bütçenin cezalar kaleminde 642,8 milyar liralık devasa bir tahakkuk gerçekleşmesine rağmen, devletin kasasına giren nakdin yalnızca 9,4 milyar lirada kalması sistemin verimliliğini sorgulatıyor. Oğuz, eğer bu cezaların tamamı tahsil edilebilseydi, bütçenin ilk çeyrekte verdiği 420 milyar liralık açığın yerini 200 milyar liralık bir fazlaya bırakacağına dikkat çekerek, kağıt üzerindeki alacakların reel ekonomiye bir katkısı olmadığını vurguladı.
Sistemin dürüst mükellefi “enayi” yerine koyan bir noktaya evrildiğini savunan Oğuz, bütçe denkliğini cezalara bağlamanın ve vergi oranlarını sürekli artırmanın enflasyonu körüklediğini belirtti. Artan vergi yükü ve düşen tahsilat oranlarının kamuyu daha fazla borçlanmaya ittiğini, bu durumun da para basımından faiz baskılanmasına kadar geniş bir ekonomik istikrarsızlık sarmalı yarattığını ifade etti. Oğuz’a göre çözüm, sadece yeni vergiler ihdas etmek değil, “vergi idaresi reformu” yaparak verginin gerçekten toplanabilmesini sağlamaktan geçiyor.
VERGİ SİSTEMİNDEKİ DERİN UÇURUM
Yazıda özellikle Oğuz, “vergi adaleti” kavramına odaklanılarak, “az kazanandan az, çok kazanandan çok” ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiği savunuldu. Yandaşların vergi borçlarının silinmesi ve sık sık çıkarılan vergi aflarının ödeme disiplinini tamamen yok ettiğini belirten Oğuz, Maliye’nin artık gelirden ziyade giderin ve paranın izini sürmesi gerektiğini önerdi. Kazanılmayan paradan bile vergi alınmaya çalışılmasının tahsilatı imkansız hale getirdiğini ve radara yapay zeka koyup yollarda pusu kurmanın adaleti sağlamayacağını ekledi.
Son olarak, kendi durumunu “kümesteki kaz” metaforuyla açıklayan Şeref Oğuz, bordrolu çalışanların, memurların ve emeklilerin vergilerinin henüz ellerine geçmeden peşin kesildiğini hatırlattı. Bu kesimin tahakkuk-tahsilat oranının yüzde 100 olduğunu belirterek; vergisi silinen veya maliyede kaydı dahi bulunmayan “dışarıdaki tilkiler” karşısında bordroluların mağdur edildiğini ifade etti. Oğuz, bu adaletsizliğe dikkat çekmek için ironik bir dille “Ben de vergi kaçırmak, bana da vergisiz para verilsin istiyorum” diyerek, vergi sistemindeki derin uçurumu özetledi.
