Uzmanlar tıp ve sağlık teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak insan ömrünün uzamasının, mimari talepleri de değiştirdiğini belirtiyor
Mimari tasarımlarda giderek önem kazanan “ömür boyu yaşanabilir konut” kavramı, bireylerin çocukluktan yaşlılığa kadar her dönemde fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarına uyum sağlayan mekanların inşasını hedefliyor.
Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Yurdakul, dünya genelinde demografik bir dönüşüm yaşandığına dikkati çekerek, “2000 yılında yüzde 10 olan 60 yaş üstü nüfusun, 2050 yılında yaklaşık yüzde 22 seviyesine ulaşması bekleniyor. İleri yetişkinlerin yaşam sürelerinin uzaması, mekansal talepleri de beraberinde getiriyor. Biz mimarlar, bu kavramları tasarımlarımıza dahil ederek her yaşa uygun çözümler üretmeyi amaçlıyoruz.” dedi.
KONUTTA İHTİYAÇ DUYULABİLECEK DEĞİŞİKLİKLER KOLAYCA YAPILABİLMELİ
Yurdakul, konut stokunun bu dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğine işaret ederek, özellikle 2013 öncesi yapılarda koridor genişlikleri, kot farkları ve asansör sistemleri noktasında eksiklikler bulunduğunu, yeni nesil mimaride ise bu sorunların esnek tasarım anlayışıyla aşılabildiğini söyledi.
ÖMÜR BOYU YAŞANABİLİR MEKANLAR
Ömür boyu yaşanabilir mekanların sadece yaşlılar için değil, tüm yaş grupları için kapsayıcı olması gerektiğini ifade eden Yurdakul, tasarımlarda şu kriterleri önceliklendirdiklerini anlattı:
Mekanların zaman içinde değişen ihtiyaçlara adapte olması çok önemli. Taşıyıcı sistemlerin esnek plan çözümlerine izin vermesi, ıslak hacimlerin yeterli genişlikte ve dönüştürülebilir olması gerekiyor. Kapı geçişleri, koridor genişlikleri ve kot farklarının minimize edilmesi, yapının içinde zamanla ihtiyaç duyulabilecek değişikliklerin kolayca yapılabilmesine imkan sağlıyor. Bu sayede bir kişi, satın aldığı konutta hayatının her aşamasında konforla yaşayabiliyor.

“20 DAKİKALIK MAHALLE” KAVRAMI
Yurdakul, konutun sadece iç tasarımının değil, bulunduğu çevrenin de erişilebilir olmasının önem taşıdığını bildirdi. Dünyada yaygınlaşan “20 dakikalık mahalle” kavramına işaret eden Yurdakul, şöyle konuştu.
Bu kavram, insanların 20 dakika içerisinde yürüyerek okul, hastane, konut, ofis ve ticari alanlara ulaşabildiği bir yaşam döngüsünü ifade ediyor. Bu sadece yaşlıların değil, gençlerin ve çocukların da sosyal hayata katılımı için kritik. Mahalle ölçeğinde doğru bir planlama yapıldığında, şehir içindeki ulaşım sorunu da doğal bir çözüme kavuşuyor.
“KONFORLA BİRLİKTE FİYATA DA ODAKLANIYOR”
Yurdakul, vatandaşların konut alırken konforun yanı sıra fiyata da odaklandığını, esnek yapılı konutların maliyetiyle ilgili yanlış bir algı bulunduğunu belirterek, “Esnek kullanımlı konutlar ile sektördeki standart konutlar arasında maliyet açısından bir fark yok. Bu tamamen bir bakış açısı ve vizyon meselesi. Tasarım aşamasında bu unsurları göz önünde bulundurmak, ek bir maliyet yaratmadan çok daha uzun ömürlü ve değerli mekanlar ortaya çıkarıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Mimarlığın, insanların hayatını iyileştirme sanatı olduğunu aktaran Yurdakul, her yaştan insanın kendine uyumlu mekanlarda yaşaması için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.