Yerin 1,1 km altında hayata geçirilecek dikey çiftlik projesi, düşük enerji sarfiyatıyla gıda üretiminde yeni bir dönemi başlatabilir. Yer altı tarımının potansiyelini ölçecek olan bu girişim, geleceğin üretim modelleri için kritik bir test niteliği taşıyor.
DonanımHaber’de yer alan habere göre, hızlanan şehirleşme ve azalan tarım arazileri, dikey tarımı son yılların en gözde gıda üretim çözümlerinden biri konumuna getirdi. Katmanlı sistemler ve kontrollü ortamlar aracılığıyla gerçekleştirilen bu model; su verimliliği, kesintisiz üretim ve lojistik kolaylıklar sayesinde dikkatleri üzerine çekiyor.
Ancak düzenli ısıtma ve havalandırma ihtiyacından kaynaklanan yüksek enerji tüketimi, dikey tarımın önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor.
Birleşik Krallık’ta temelleri atılan yeni bir proje ise dikey tarımı yerin 1.1 kilometre altına taşıyarak bu soruna oldukça sıra dışı bir çözüm getiriyor.
Sheffield Üniversitesi ile Farm Urban iş birliğinde hayata geçirilen araştırma projesi kapsamında, dünyanın en derin dikey tarım tesisi kurulacağı kaydedildi.
İngiltere’nin kuzeydoğu kıyısındaki Whitby açıklarında, hâlihazırda aktif olan bir maden sahasında kurulacak bu tesis, yerin tam 1,1 kilometre derinliğinde, Boulby Yeraltı Laboratuvarı bünyesinde yükselecek.
Bilim insanları, yer altının sunduğu doğal ve sabit ısı ile nem dengesini kullanarak, dikey tarımın en büyük gider kalemi olan enerji maliyetlerini minimize etmeyi amaçlıyor. Bu sayede, yüzeydeki tesislerin aksine, dış ortamdaki dalgalanmaları dengelemek için harcanan yoğun enerjiden tasarruf edilmesi planlanıyor.
Bu girişimle beraber odak noktası sadece enerji tasarrufu değil; aynı zamanda bu denli ekstrem derinliklerde tarımsal faaliyet yürütmenin teknik fizibilitesi olacak. Araştırma, böylesine alışılmadık bir ortamın bitki biyolojisi ve üretim sistemleri üzerindeki sınırlarını zorlayarak yer altı tarımının kapılarını aralamayı amaçlıyor.
Araştırma heyeti, başta marul gibi kısa sürede hasat edilebilen ürünler üzerinde yoğunlaşarak, farklı bitki türlerinin bu derinlikteki davranışlarını mercek altına alacak. Işıklandırma yoğunluğu, besin çözeltisi dengesi ve su tüketimi gibi hayati değişkenler titizlikle optimize edilerek, yer altının kendine has doğasına tam uyumlu bir üretim metodolojisi geliştirilecek.
