Yıllarca midede saklanıyor tek nefesle kendini gösteriyor: O hastalığın sebebi olabilir

Yillarca midede saklaniyor tek nefesle kendini gosteriyor o hastaligin sebebi olabilir v91aG2E9.jpg

Mide yanması, şişkinlik, geçmeyen hazımsızlık ve inatçı reflü… Günümüzde pek çok insan bu şikayetleri günlük stresin ya da kötü beslenme alışkanlıklarının kaçınılmaz bir sonucu olarak görüyor. Ancak tıp dünyasında yapılan klinik araştırmalar, bu kronik semptomların arkasında çok daha dirençli ve mikroskobik bir düşmanın saklanabileceğini gösteriyor: Helicobacter pylori.

Dünya genelinde insan popülasyonunun yarısından fazlasını enfekte ettiği tahmin edilen bu gizemli bakteri, midenin ölümcül asit bariyerini aşabilen nadir canlılardan biri olarak biliniyor. Üstelik modern tıp, bu bakterinin varlığını tespit etmek için artık hastaları korkutan endoskopi tüplerine mahkum etmiyor. Girişimsel olmayan, tamamen ağrısız ve hızlı bir yöntem olan Üre Nefes Testi, yaklaşık 35 dakikada midenin haritasını çıkarabiliyor.

MİDENİN ASİT DENİZİNDE YAŞAYABİLİYOR

İnsan midesi, dışarıdan gelen mikroorganizmaları saniyeler içinde yok edebilecek güçte, hidroklorik asitten oluşan son derece agresif bir ortama sahiptir. Ancak Helicobacter pylori, evrimsel olarak bu biyolojik cehennemde hayatta kalmanın bir yolunu bulmuştur.

Bakteri, salgıladığı üreaz adı verilen özel bir enzim sayesinde midedeki üreyi amonyak ve karbondioksite dönüştürür. Açığa çıkan amonyak, bakterinin etrafında alkali bir bulut oluşturarak mide asidini nötralize eder.

Bu kimyasal zırh sayesinde asit denizinin derinliklerine, yani mide astarına rahatça yerleşir. Zamanla bu bölgede kronik inflamasyona neden olarak gastrit, mide ülseri ve tedavi edilmediğinde mide kanseri riskini artıran hücresel değişimleri tetikler.

ENDESKOPİ OLMADAN TANI YAPILIYOR

Geçmişte midede bu bakterinin olup olmadığını anlamanın en kesin yolu, anestezi ve hortum yardımıyla yapılan endoskopi işlemiydi. Bugün ise biyokimyasal mekanizmalardan yararlanan Üre Nefes Testi, yüksek doğruluk ve duyarlılık oranlarıyla girişimsel süreçleri tamamen devre dışı bırakıyor.

Testin çalışma prensibi, bakterinin kendi silahını ona karşı kullanmak üzerine kuruludur. Hastaya laboratuvar ortamında, karbon-13 izotopu ile işaretlenmiş, radyoaktif olmayan ve vücuda hiçbir zararı bulunmayan özel bir üre sıvısı içirilir.

Eğer midede aktif bir enfeksiyon varsa, bakterinin üreaz enzimi bu sıvıyı hızla parçalar ve işaretli karbondioksit gazı açığa çıkarır. Açığa çıkan bu gaz kana karışır, akciğerlere taşınır ve nefes yoluyla dışarı atılır. Hastanın özel torbalara üfleyerek verdiği nefes örneğindeki karbon-13 miktarı analiz edilerek bakterinin varlığı kesin olarak saptanır.

Tüm bu süreç ortalama 30 ila 45 dakika sürer. Kullanılan karbon-13 molekülü doğada bulunan kararlı bir element olduğundan test radyasyon riski taşımaz; bu sayede hekim gözetiminde çocuklarda, hamilelerde ve emziren annelerde dahi güvenle uygulanabilir.

TEST ÖNCESİ BUNLARA DİKKAT EDİN

Üre Nefes Testi’nin tıbbi olarak yanıltıcı, yani yalancı negatif bir sonuç vermemesi için hastaların test öncesinde bazı katı kurallara uyması şarttır. Bakteriyi geçici olarak baskılayan unsurlar, midede enfeksiyon olmasına rağmen testin temiz çıkmasına neden olabilir.

Bu doğrultuda test sabahı en az 4-6 saatlik, ideal olarak ise 12 saatlik tam bir açlık gerekir. Test öncesindeki saatlerde su dahil hiçbir şey tüketilmemeli, mide asit dengesini ve gaz salınımını etkilememesi için sakız dahi çiğnenmemelidir.

İlaç kullanımı da sonucu doğrudan etkileyen faktörler arasındadır. Bakterinin aktivitesini baskılayan antibiyotik tedavilerinin testten en az 4-6 hafta önce kesilmiş olması şarttır.

Benzer şekilde, mide asidini azaltarak bakterinin üreaz salgılamasını yavaşlatan proton pompası inhibitörleri, yani halk arasında bilinen adıyla mide koruyucular ve antiasit ilaçlar da en az 2 hafta öncesinden hekim kontrolünde bırakılmalıdır.

Son olarak, testten önceki son 3 saat içinde kesinlikle sigara içilmemeli; test hemen öncesinde ağız içi gaz dengesini bozmamak adına diş fırçalanmamalı veya alkollü ağız gargaraları kullanılmamalıdır.

TEDAVİ SONRASI KONTROLDE GÜVENLİ REHBER

Eğer test sonucunuz pozitif çıkarsa, uzmanlar tarafından bakterinin mideden tamamen temizlenmesini hedefleyen, genellikle iki farklı antibiyotik ve güçlü bir mide koruyucudan oluşan kombinasyon tedavisi planlanır.

Üre Nefes Testi, sadece ilk teşhiste değil, bu yoğun tedavi süreci bittikten en az 4 hafta sonra bakterinin mideden gerçekten temizlenip temizlenmediğini kontrol etmek için de en pratik ve güvenilir takip aracıdır.

Unutulmamalıdır ki mide şikayetlerinin altında işvelsel hazımsızlıktan daha ciddi patolojilere kadar pek çok farklı neden yatabilir; bu nedenle en doğru tanısal yaklaşım ve tedavi planı her zaman klinik bir uzman değerlendirmesiyle şekillenmelidir.

yok

Author: Yusuf Arslan