Köy sakinlerinin nesilden nesile aktardığı yer altı geçitlerinin, evlerin ve bahçelerin altında gerçekten bulunduğu yapılan araştırmalarla doğrulandı.
Uzun süre “köy efsanesi” olarak görülen bu hikâyeler, yerel araştırmacıların çalışmalarıyla yeniden gündeme geldi. Bloxham Underground Tunnel Society adlı ekip, yaşlı köylülerin anlattığı eski hikâyeleri inceleyerek gizli bir giriş keşfetti ve ilk tünele ulaştı. Yapılan detaylı incelemelerde ise yer altında birbirine bağlı geniş bir geçit sistemi olduğu ortaya çıktı.
En dikkat çekici keşif ise Mart 2026’da yaşandı. Bir evin garajı için temel kazısı yapılırken zeminin aniden çökmesi sonucu dev bir tünel gün yüzüne çıktı.
GEÇİTLERİN UZUNLUĞU 40 METREYİ GEÇİYOR
Araştırmacılar, bunun şimdiye kadar bulunan en büyük bölüm olduğunu belirtti. Bazı geçitlerin uzunluğunun 40 metreyi geçtiği ifade ediliyor.
Tünellerde yapılan araştırmalarda hayvan kemikleri, eski seramik parçaları, Viktorya dönemine ait cam şişeler ve kızıl geyik kafatası bulundu.
Uzmanlar, bölgede kızıl geyiklerin yüzyıllardır görülmemesinin, tünellerin oldukça eski olabileceğini gösterdiğini düşünüyor. Şimdi ise kemiklere uygulanacak karbon testleriyle geçitlerin gerçek yaşının belirlenmesi hedefleniyor.
Yer altı ağının hangi amaçla inşa edildiği hâlâ gizemini koruyor. Bazı tarihçiler tünellerin Roma döneminden kalmış olabileceğini öne sürerken, başka bir teori bu geçitlerin 16. yüzyılda Katolik din adamlarının saklanması için kullanıldığını savunuyor. Tünellerin taş duvarlarında bulunan sembollerin ise Orta Çağ’da kötü ruhlardan korunmak amacıyla işlendiği tahmin ediliyor.
Araştırma ekibi, Bloxham köyünün altında hâlâ keşfedilmeyi bekleyen daha büyük bir yer altı ağı olabileceğine inanıyor. Önümüzdeki süreçte yeni kazılar ve gelişmiş yer altı taramalarının yapılması planlanıyor.