Yurt dışından alışveriş yöntemi değişti: İşte tüketicinin bulduğu formül

6 Şubat 2026 itibarıyla yurtdışından bireysel online alışverişlerde uygulanan 30 Euro’luk muafiyet sınırının kaldırılması sonrası e-ithalat yoluyla ürün temini zorlaşırken, tüketicinin talebi ortadan kalkmadı. Aksine kullanıcılar, özellikle elektronik, giyim, kozmetik ve lüks tüketim ürünlerinde fiyat avantajı için yurtdışına gitmeye başladı.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, yerli kartlarla yurtdışında yapılan harcamalar mart ayında 39,9 milyar TL’ye yükselerek son bir yılın en yüksek üçüncü seviyesine ulaştı. Şubat ayında 35,4 milyar TL’ye gerileyen harcamalar, martta yeniden güçlü artış gösterdi.

SEYAHAT HARCAMALARI REKOR KIRDI

Verilerin detayında artışın büyük bölümünü havayolu, konaklama, seyahat ve acente harcamalarının oluşturduğu görüldü. Bu dört kalemde yapılan toplam harcama mart ayında 27,4 milyar TL’ye çıkarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı.

Şubat ayında 23,8 milyar TL olan seyahat harcamaları martta yaklaşık yüzde 15,2 artarken, toplam yurtdışı kart harcamalarının yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu tablo, yurtdışı harcamalarında ürün alımından çok seyahat odaklı bir eğilimin öne çıktığını gösterdi.

Son bir yıllık verilere göre seyahat harcamaları 2025 Nisan ayında 22,3 milyar TL seviyesindeyken, 2026 Mart itibarıyla 27,4 milyar TL’ye yükseldi. Böylece yıllık bazda artış yaklaşık yüzde 22,9 oldu.

YURTDIŞI FİZİKİ ALIŞVERİŞTE SERT YÜKSELİŞ

Yerli kartlarla yurtdışında yapılan fiziki alışveriş harcamaları da tüketici eğilimindeki değişimi ortaya koydu. 2025 Nisan ayında 52,5 milyar TL olan yurtdışı fiziki harcamalar, 2026 Mart ayında 77,3 milyar TL’ye yükseldi.

Böylece son 12 aylık artış yaklaşık yüzde 47,2 olarak gerçekleşti. Verilere göre harcamalar özellikle yaz aylarından itibaren düzenli yükseliş gösterdi. 2026 Ocak ayında 79,3 milyar TL ile tüm zamanların en yüksek seviyesi kaydedildi.

Ekonimim’in haberinde yer alan bilgilere göre Şubat ayında 66,6 milyar TL’ye gerileyen harcamalar, mart ayında yeniden toparlanarak yüzde 16’ya yakın aylık artışla 77,3 milyar TL’ye çıktı.

Veriler, online alışverişe getirilen kısıtlamaların tüketim talebini azaltmadığını, yalnızca alışveriş modelini değiştirdiğini ortaya koydu. Tüketici internetten sipariş veremediği ürüne ulaşmak için bu kez doğrudan yurtdışına giderek alışveriş yapmayı tercih ediyor.

E-İHRACATTA SINIRLI ARTIŞ

Aynı dönemde Türkiye’nin e-ihracat performansı ise daha yatay bir görünüm sergiledi. 2025 Nisan ayında 14,6 milyar TL olan e-ihracat, 2026 Mart ayında 15,6 milyar TL’ye yükseldi. Son 12 aylık artış yaklaşık yüzde 7 seviyesinde kaldı.

En yüksek e-ihracat hacmi 2025 Temmuz ayında 22,3 milyar TL ile kaydedilirken, sonraki aylarda daha sınırlı bir seyir izlendi. Böylece yurtdışı tüketim harcamalarının, e-ihracata kıyasla çok daha hızlı büyüdüğü görüldü.

TURİSTİN TÜRKİYE’DE ALIŞVERİŞ İŞTAHI ZAYIFLADI

Türkiye’de yükselen fiyatlar ve enflasyonist baskılar, turistlerin harcama davranışını da değiştirdi. Özellikle giyim, yeme-içme ve hediyelik eşya fiyatlarının Avrupa seviyelerine yaklaşması, bazı ürünlerde ise daha pahalı hale gelmesi nedeniyle turistlerin perakende harcamalarında belirgin düşüş yaşandı.

2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin toplam turizm geliri 9,69 milyar dolar olurken, bunun 8,46 milyar doları bireysel harcamalardan oluştu. Ancak turistlerin giyim ve ayakkabı harcaması 977 milyon dolara, hediyelik eşya harcaması ise 378 milyon dolara geriledi.

Böylece toplam perakende harcaması 1,35 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bu rakam toplam turizm gelirinin yalnızca yüzde 14’üne karşılık gelirken, son 5 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

PERAKENDE HARCAMANIN TURİZM GELİRİNDEKİ PAYI GERİLEDİ

Verilere göre turistlerin perakende harcamalarının toplam turizm gelirleri içindeki payı son yıllarda belirgin şekilde düştü.

2019’un ilk çeyreğinde toplam turizm gelirinin yüzde 19,6’sını giyim ve hediyelik eşya harcamaları oluştururken, bu oran pandemi sonrası toparlanmanın etkisiyle 2022’de yüzde 23,2’ye kadar yükseldi.

Ancak sonraki yıllarda gerileme eğilimi hızlandı. 2023’te oran yüzde 16,4’e, 2025’te yüzde 17,1’e gerilerken, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 14 ile son yılların en düşük seviyesine indi.

Ortaya çıkan tablo, Türkiye’de sınır ötesi alışverişe getirilen kısıtlamaların tüketim talebini azaltmak yerine yurtdışına yönlendirdiğini, aynı zamanda yüksek fiyatların turistlerin alışveriş harcamalarını da baskıladığını gösteriyor.

Author: Yusuf Arslan