Yurt dışından Türk bankalarına altın akını: Hesaplardaki payı yüzde 3,3’e çıktı

Yurt içi piyasalarda geleneksel yatırım aracı olarak her dönem gücünü koruyan altın, artık sınırları aşarak uluslararası sermayenin de Türkiye’deki güvenli limanı haline geldi. Bankacılık sektöründeki dijital dönüşüm ve altın bankacılığı alanındaki ürün çeşitliliği, yurt dışı yerleşik yatırımcıların Türk bankalarındaki fiziki karşılığı olan altın hesaplarına yoğun bir ilgi göstermesini sağladı. Finans uzmanı Dr. Hasan Hüseyin, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı analitik paylaşımla bu çarpıcı yükselişin röntgenini çekti.

3,7 TONDAN 23 TONUN ÜZERİNE DEVASA SIÇRAMA

Dr. Hasan Hüseyin’in paylaştığı verilere göre, yurt dışı kaynaklı altın miktarında son 10 yılda kelimenin tam anlamıyla bir patlama yaşandı. Resmi veriler üzerinden yapılan değerlendirmede şu çarpıcı rakamlar öne çıktı:

2016 Yılı: Yurt dışı yerleşik kişilere ait Türk bankalarındaki altın miktarı yalnızca 3,7 ton seviyesindeydi.
Bugün (2026): Aradan geçen süreçte küresel krizlerin de etkisiyle bu miktar katlanarak arttı ve 23 tonun üzerine çıktı.

TOPLAM HESAPLAR İÇİNDEKİ PAYI YÜZDE 3,3’E YÜKSELDİ

Yurt dışından gelen bu yoğun talebin, bankalardaki toplam altın mevduatları içerisindeki ağırlığı da belirgin bir şekilde tırmandı. Dr. Hasan Hüseyin’in analizine göre:

2020 yılında yurt dışı kaynaklı altınların toplam altın hesapları içindeki payı yüzde 1,3 seviyesinde seyrediyordu.
Günümüz piyasa koşullarında ise bu oran neredeyse üç katına çıkarak yüzde 3,3 seviyesine ulaştı.


ASIL İTİCİ GÜÇ GURBETÇİLER VE ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ

Türk bankacılık sektörünün altın bankacılığı alanında dünyaya öncülük eden sistemler geliştirdiğini belirten Dr. Hasan Hüseyin, bu ilginin arkasındaki temel dinamikleri de açıkladı. Özellikle Avrupa ve körfez ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşlarının (gurbetçilerin) birikimlerini Türkiye’de değerlendirmek adına bu hesaplara yoğun ilgi gösterdiğinin tahmin edildiğini ifade etti.

Uzmanlar da hem küresel jeopolitik risklerin yarattığı “güvenli liman” arayışının hem de Türk bankalarının sunduğu faizli/faizsiz altın fonları, vadeli altın hesapları gibi enstrümanların bu talebi diri tutmaya devam edeceğini öngörüyor.

Author: Yusuf Arslan