14. ODTÜ LGBTİQ+ Onur Yürüyüşü gerçekleştirildi: Yasalarınıza, yasaklarınıza, nefretinize, karşı trans inat!

T24 Haber Merkezi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri 14. Onur Yürüyüşü’nde bir araya geldi. Bu yıl ‘Trans İnat‘ şiarıyla, zorlaştırılan cinsiyet uyum süreçlerine dikkat çekerek kampüste yürüyüş gerçekleştiren öğrenciler, basın açıklamasında “Ekonomik eşitsizlikler derinleşirken bundan en fazla etkilenenler yine LGBTİ+’lar oluyor. “Aile On Yılı” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan nefret politikaları başta translar olmak üzere LGBTİ+’ları her geçen gün daha yalnız, daha güvencesiz ve daha kırılgan hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

ODTÜ öğrencileri bu yıl 14. Onur Yürüyüşü’nü gerçekleştirmek üzere kampüste bir araya geldi. ‘Trans İnat’ şiarıyla gerçekleştirilen yürüyüşte öğrenciler tarafından, “Devlet elini hormonumdan çek!, “Nefrete inat yaşasın hayat!“, “Aile yılı değil direniş yılı!“, “Kayyımlar gidecek biz kalacağız!” sloganları atıldı.

Trans+lar için cinsiyet uyum süreçlerinin “zorlaştırılarak hormona erişimin engellendiğine” ve trans+ cinayet ve intiharlarının artışına dikkat çeken öğrenciler “AKP elini hormonumdan çek!” sloganının ardından açıklamalarında şu sözlere yer verdi:

Devlet eliyle yaratılan sağlık krizini teşhir ediyoruz! LGBTİ+’ları ve kadınları hedef alan, onları sağlık hizmetlerinden dışlayan, erişimi zorlaştıran ve haklarını kısıtlayan, erkek devlet eliyle örgütlenen politikalar bir kamusal sağlık krizine dönüşmüş durumda. Transların kamusal yaşamdan dışlanmasıyla yetinmeyen iktidar, bedenlerimiz üzerinde denetim kurmaya çalışıyor. Amaçları, yaşamlarımızı kontrol altına almak, görünmezleştirmek ve güvencesiz bırakmaktır. Cinsiyet uyum süreçlerine yönelik kısıtlamalar bilimsel değil, ideolojiktir. Hormon yaşının 21’e yükseltilmesini, cinsiyet uyum süreçlerine getirilen engelleri, kurul dayatmalarını ve tüm bu hukuksuz, insan haklarına aykırı uygulamaları kabul etmiyoruz. Ayrımcılıktan uzak ve erişilebilir sağlık hizmetleri istiyoruz. Trans inatı direnişimizle haykırmaya devam edeceğiz. Yasalarınıza, yasaklarınıza, nefretinize, karşı TRANS İNAT!

Basın açıklamasının devamında şu sözlere yer verildi:

“Bizler, ODTÜ öğrencileri olarak 14. ODTÜ Onur Yürüyüşü’nde buradayız, kampüsümüzden mücadelenin sesini yükseltiyoruz! Cinsiyet uyum süreçlerine getirilen hukuksuz yasaklara, hormona erişimin zorlaştırılmasına, devlet eliyle kurumsallaştırılan nefret politikalarına ve “Aile 10 Yılı” adı altında LGBTİ+’ları hedef alan politikalara karşı inadına direniyoruz!

Bizleri “sapkınlık”, “bela”, “tehdit” gibi söylemlerle hedef göstermeye çalışan LGBTİ+ karşıtı politikaları çok iyi tanıyoruz. Mika Raun, Mükremin Gezgin, Murat Övüç ve Arya Bektaş’ın gözaltına alınması ve hukuksuz biçimde hedef haline getirilmesi tesadüf değil, LGBTİ+’ların kamusal alandaki varlığını kriminalize etmeye çalışan politikaların doğrudan sonucudur. Uyuşturucu operasyonu, genel ahlak, kamu düzeni söylemleri altında yürütülen hedef göstermeleri kabul etmiyoruz. Lubunyaların açık kimlikle var oluşunun cezalandırılmasına, gözdağı siyasetine ve kriminalizasyon politikalarına karşı inadına direniyoruz.

Ekonomik eşitsizlikler derinleşirken bundan en fazla etkilenenler yine LGBTİ+’lar oluyor. “Aile On Yılı” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan nefret politikaları başta translar olmak üzere LGBTİ+’ları her geçen gün daha yalnız, daha güvencesiz ve daha kırılgan hale getiriyor. Kimlikleri nedeniyle barınma, çalışma, sağlık ve eğitim haklarından mahrum bırakılan lubunyalar sistematik biçimde yoksullaştırılıyor. Bugün birçok LGBTİ+’ya dayatılan seçenek ya görünmez olmak ya da güvencesizlikle yaşamak oluyor. Bu dayatmayı kabul etmiyor, ayrımcılıktan uzak istihdam istiyoruz.

Öğrenciler, TOBB ETÜ yurdunda intihar eden İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi 19 yaşındaki Arya’yı, “Sıra arkadaşımız Arya’nın kaybı, tekil bir olay değil, daha önce kaybettiğimiz trans arkadaşlarımızın yaşadıkları gibi sistematik yalnızlaştırmanın, nefret düzeninin ve güvencesizliğin sonucudur. Daha önce de hedef gösterilerek evi kundaklanmaya çalışılan mücadele arkadaşımız Deniz Soydam devlet eliyle yürütülen nefret politikaları sonucu aramızdan koparıldı.” sözleriyle andı.

TIKLAYIN I Yaşasaydı bugün 20 yaşına girecekti: ‘Arya’ya Ne Oldu İnisiyatifi’, intihara ilişkin etkin soruşturma talep ediyor

Şüpheli bir biçimde ölen LGBTİQ+ların sesi olarak anılarını mücadelelerinde yaşatacaklarını söyleyen öğrenciler, yaşamını yitiren LGBTİQ+ların adını saydı:

Ecem Seçkin, Hande Kader, Hande Buse Şeker, Sevda Başarı, Didem Akay, Okyanus Efe, Mira Güneş, Zirve Soylu, Doski Azad, Nida Nazlıer, Deniz Soydam, Kayra, Poyraz, Arya

Basın açıklaması şu sözlerle sona erdi:

LGBTİ+ mücadelesini gözaltılarla bastırmaya çalışan, yaşamlarımızı ayrımcılık ve güvencesizlikle kuşatan politikalara karşı onurlu yaşam mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz! Çünkü bizler barınabildiğimiz, hakkımız olan sağlık hizmetine erişebildiğimiz, eşit koşullarda eğitim alabildiğimiz, şiddetsiz ve özgürce yaşayabildiğimiz hayatlar istiyoruz. Bugün ODTÜ’nün atanmış rektörü Ahmet Yozgatlıgil, AKP-MHP iktidarının LGBTİ+ düşmanı politikalarını kampüsümüzde uygulamakla yükümlü bir aparatıdır. Yozgatlıgil iç hizmetler aracılığıyla öğrencileri rektörlükle iş birliğine zorlamaya çalışıyor, bunu reddeden LGBTİ+ öğrencileri ise ODTÜ’ye polis sokmakla, gözaltı ve işkenceyle tehdit ediyor. Lubunyalar faşistler tarafından saldırıya uğradığında ODTÜ’nün devrimci öğrencilerini polise fişleyen, soruşturmalar açan rektörlük bu fobik-faşist saldırganlara hiçbir yaptırım uygulamayarak LGBTİ+’lara yönelik saldırılara destek çıkıyor, bu saldırıların önünü açıyor. Biz bu yıldırma politikalarını, yaratılan korku iklimini çok iyi tanıyoruz. Lubunyaların kişisel bilgilerini iç hizmetler ile paylaşarak öğrencileri kampüste takip ettirip taciz ettiren, LGBTİ+ öğrencileri hedef gösteren ve fişleyen Yozgatlıgil’e de nefret ve faşizme de ODTÜ’de yer yok. Faşist saldırılara ve yıldırma politikalarına rağmen yaşamda, isyanda ve inatta diretenleriz biz. Bizden çalınan yaşamları dayanışmamızla, mücadelemizle ve inadımızla yeniden kuracağız. Ne kayyumlarınız, ne nefretiniz, ne baskınız buna engel olamayacak!

(Editör: Zehra Albistan)

Author: Yusuf Arslan