150 yıllık Karadeniz efsanesine tescil geliyor

150 yillik karadeniz efsanesine tescil geliyor KcwthlCR.jpg

Trabzon’un Sürmene ilçesinde yaklaşık 150 yıldır aynı yöntemle hazırlanan tenekede mısır ekmeği için coğrafi işaret tescili yolunda önemli bir adım atıldı. İlçeye özgü geleneksel lezzetin korunması ve resmiyet kazanması amacıyla Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası ile Sürmene Belediyesi, Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulundu.

Başvurunun olumlu sonuçlanması halinde tenekede mısır ekmeği, Sürmene pidesi ve Sürmene bıçağının ardından ilçenin üçüncü coğrafi işaretli ürünü olacak.

NESİLDEN NESLE AKTARILAN GELENEK

Yaklaşık bir buçuk asırlık geçmişe sahip tenekede mısır ekmeği, bölgede yetiştirilen mısırların değirmende öğütülmesiyle elde edilen un kullanılarak hazırlanıyor. Mısır unu; tuz, soya fasulyesi ve kaynar suyla yoğrulduktan sonra tenekelere yerleştiriliyor. Karalahana yapraklarına sarılan hamur, taş fırınlarda közün sıcaklığında yaklaşık 15 saat boyunca ağır ağır pişiriliyor.

Bu uzun pişirme süreci ve kullanılan özel malzemeler, ekmeğe diğer mısır ekmeklerinden farklı bir kıvam ve aroma kazandırıyor.

PAZARLARDA DA SATIŞA SUNULUYOR

Taş fırınlarda pişirilen ve kek kıvamını andıran tenekede mısır ekmeği, Doğu Karadeniz’de özellikle kadınlar tarafından kuşaktan kuşağa yaşatılan önemli bir mutfak geleneği olarak varlığını sürdürüyor. Ürün, ilçe pazarlarında hem dilimlenmiş şekilde hem de tenekesiyle satışa sunularak yöre ekonomisine katkı sağlıyor.

“KARADENİZ’İN VAZGEÇİLMEZİ OLDU”

Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu, köklü lezzetiyle öne çıkan tenekede mısır ekmeğine ilişkin “Trabzon Ticaret Odası ile başvurumuzu yaptık. Hem Sürmene pidemiz hem de bıçağımız için coğrafi işaret tescillerini almıştık. Yaklaşık 150 yıllık tenekede mısır ekmeği geleneği var, şimdi de onun için başvurumuzu yaptık. Elimizdeki bilgilerin toplandığı bir metot kısmına geldik, onları da sunacağız. 3’üncü coğrafi işaretli ürünümüz olacak. Bölgemizde farklı şekillerde mısır ekmeği yapılıyor. Bizim mısır ekmeğimizi diğerlerinden ayıran fark; teneke içerisinde karalahanaya sarılarak yapılması ve soya fasulyesi, bal baklasıyla yapılmasıdır. Kek ve helva tadında, diğerlerine göre daha ıslak kıvamda olan bir mısır ekmeğidir. Odun ateşinde yaklaşık 15 saat kadar azar azar pişiriliyor ve servis ediliyor. Karadeniz Bölgesi’nin vazgeçilmesi oldu. Tescilinin alınmasıyla da daha bilinen bir ürün olacak. Komşu ilçelerde bile farklı tatları aldığımız bir ürün olarak öne çıkıyor. Evlerinin önünde taş fırınlarda mısır ekmeğini yapan 85 yaşında teyzelerimiz var. İlçedeki salı pazarında da hem dilimlenerek hem de tenekelerle satışını yaparlar” ifadelerini kullandı.

“DİNLENE DİNLENE PİŞİYOR”

İlçede yaşayan 77 yaşındaki Bingül Boz ise çocukluğundan bu yana ailesinden öğrendiği yöntemlerle tenekede mısır ekmeği hazırlamayı sürdürdüğünü belirterek, “Babaannemden ve annemden mısır ekmeğinin yapılışını öğrendim. Mısırı değirmene götürüp öğütüyorum sonra da içerisinde soya fasulyesini katıyorum. Tuzunu ve kaynattığım suyu da ekleyerek karıştırıyorum. Sonra tenekelere dolduruyorum. Fırınımı odunlarla ateşe veriyorum. 2 saat kadar odunlar yanarak köz oluyor. Közü boşaltıp, tenekeleri fırına sürüyorum. Bu sabah 09.00’da fırına verdiysem, sonraki sabah 06.00’da çıkarıyorum. Közün sıcaklığında dinlene dinlene pişiyor. 50 senedir mısır ekmeğini bu şekilde pişiriyorum. Atalarımızdan kalan geleneği sürdürüyorum” diye konuştu.

yok

Author: Yusuf Arslan