Erbakan: Terörist affına karşıyız, Şık: Teklif bir yoklar metni
TBMM’de ‘Terörsüz Türkiye’ çerçeve yasa teklifi görüşülürken, Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan tasfiyeye evet ama affa hayır dedi, çekimser oy açıkladı. TİP’li Ahmet Şık ise teklifi ‘yoklar metni’ olarak nitelendirip barış getirmeyeceğini savundu.
Haber: Berfin BAYIR
(TBMM) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, TBMM Genel Kurulu’nda “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında görüşülen “çerçeve yasa” teklifine ilişkin, “Biz terör örgütünün tasfiyesine, silahların bırakılmasına ‘evet’ diyoruz ancak teröristlerin affedilmesine uygun bakmıyoruz” dedi. TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise teklifi “bir yoklar metni” olarak nitelendirerek, “Bu düzenleme gerçekten barışı sağlayabilir mi?” diye sordu.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü görüşülmeye başlandı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, kanun teklifinin sekizinci maddesi üzerine verilen önergeye ilişkin söz alarak, teklifin “Milyonlarca Kürt kardeşimizle, teröre herhangi bir şekilde bulaşmamış Kürt kardeşlerimizle herhangi bir ilgisinin olmadığını” söyledi. Erbakan, teklifin Kürt vatandaşlara hürriyet ve eşitlik anlamında bir şey vaat etmediğini belirterek, “Sadece PKK/KCK üyesi terör örgütü mensuplarının salıverilmesini, örtülü veya dolaylı bir şekilde affedilmelerini içermektedir” dedi.
“BU MADDELERDİN KÜRT KARDEŞLİĞİNİ TESİS EDECEĞİ DÜŞÜNCESİ TAMAMEN YERSİZDİR”
Erbakan, teklifin infaz sisteminin bir örgüte özel düzenlenmesine ilişkin hükümler içerdiğini savunarak “Teklifte yer alan infaz sisteminin bir örgüte özel düzenlenmesine ilişkin hususlar, Kürt kardeşlerimize hürriyet ve eşitlik anlamında herhangi bir şey vaat etmemektedir. Bir iyileştirme getirmemektedir. Sadece PKK/KCK üyesi terör örgütü mensuplarının salıverilmesini, örtülü veya dolaylı bir şekilde affedilmelerini içermektedir. Dolayısıyla bu maddelerin Kürt kardeşliğini tesis edeceği ve Kürt kardeşlerimize özlemle beklenen temel haklarını teslim edeceği şeklindeki düşünce tamamen yersizdir” dedi.
Teklife ilişkin “evet” veya “hayır” oyu üzerinden Kürt vatandaşların haklarının savunulup savunulmadığı yönünde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını ifade eden Erbakan, “Bu nedenle kanun teklifine ‘evet’ oyu verenler ‘Kürt kardeşlerimizin hakkını savunuyor’, ‘hayır’ oyu verenler ise ‘Kürt kardeşlerimizin hakkını savunmuyor’ şeklindeki bir yaklaşımın uygun olmadığı düşüncesindeyiz” dedi.
Erbakan, teklifin PKK/KCK ve bağlantılı tüm oluşumların fiili varlığına son verilmesini, örgütün uhdesindeki silah ve mühimmatın imhasının Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca tespit edilmesini ve örgütün tasfiyesini içeren hükümleri nedeniyle teklife “hayır” demeyi de uygun bulmadıklarını söyledi.
“TERÖRİSTLERİN AFFEDİLMESİNE UYGUN BAKMIYORUZ”
Erbakan, teklifin PKK/KCK üyelerinin hem dağ kadroları hem de cezaevlerinde cezalarını çekenler bakımından affedilmelerini ve 2 ila 3 yıl içerisinde siyasi haklarının iadesini içerdiğini savunarak şöyle konuştu:
“Diğer taraftan PKK/KCK üyesi teröristlerin hem dağ kadroları hem de cezaevlerinde cezasını çekmekte olanlar olmak üzere topyekün affedilmelerini, pişmanlık şartı dahi aranmadan affedilmelerini ve 2 ila 3 yıl içerisinde de siyasi haklarının iadesini içerdiğinden dolayı bu teklife ‘evet’ oyu vermeyi de uygun bulmuyoruz.”
Yeniden Refah Partisi olarak örgüt üyelerinin akıbetine ilişkin kararın devlet kadroları, siyasi partiler veya TBMM tarafından değil, “şehit aileleri ve gazilerimiz, yani milletimiz” tarafından verilmesi gerektiğini savunan Erbakan, teklifin afla ilgili kısımlarının referanduma götürülmesini isteyerek “Zikredilen sebepler nedeniyle Yeniden Refah Partisi olarak Çerçeve Yasa’ya çekimser oy vereceğimizi aziz milletimize arz ediyoruz. ve son olarak, özet olarak şunu ifade ediyorum: Biz terör örgütünün tasfiyesine, silahların bırakılmasına ‘evet’ diyoruz ancak teröristlerin affedilmesine uygun bakmıyoruz. Bu af yetkisinin milletimizde olduğunu düşünüyoruz. Ancak bununla birlikte bu her iki madde de kanun teklifinin içerisinde birlikte yer aldığı için kanun teklifine çekimser oy veriyoruz” diye konuştu.
TİP’Lİ ŞIK: “BU TEKLİF BİR YOKLAR METNİ”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise kanun teklifinin dokuzuncu maddesi üzerine verilen önergeye ilişkin söz aldı. Şık, teklifin içeriği ve kapsamının gizlendiğini, meselenin siyasi, tarihsel ve sosyolojik kökleriyle yüzleşmekten kaçınıldığını belirterek teklifin “katılımcılık ve şeffaflıktan uzak” olduğunu söyledi.
“Oldu bittiye getirerek önümüze koyduğunuz teklif bir yoklar metni” diyen Şık, şöyle konuştu:
“İktidarın tek taraflı teslimiyet ve tasfiye istediği teklifte, devletin kendisiyle yüzleşmesine dair hiçbir madde yok. Meseleyi adlandırmak için dahi Kürt kelimesi yok. Eşit yurttaşlık, ana dili, barış akademisyenleri, hasta tutuklular, hukuk normlarına dönüş, demokratikleşme yani memleketin hakikatine dair hiçbir şey yok.”
Muhalefetin “yargı terörü altında” olduğunu, seçilmiş siyasetçilerin hapse atıldığını ve “antidemokratik her türlü müdahalenin memleket rutini haline geldiğini” ileri süren Şık, siyasal ve toplumsal gerçeklikle teklifin yarattığı “illüzyon” arasında büyük bir uçurum bulunduğunu söyledi. Şık, teklifin silahların susmasının kıymetini azalttığını savunarak, “Beklentilerden ve demokratik çerçeveden uzak, ne Kürt meselesinin çözüm kapsamını aralayan ne de güven veren tasarının içeriğinin nasıl bir Türkiye’de ne kadar uygulanacağını tartışmak elzem” ifadelerini kullandı.
“BU DÜZENLEME GERÇEKTEN BARIŞI SAĞLAYABİLİR Mİ?”
Yargının işleyişine ilişkin eleştirilerini de dile getirerek, teklifin uygulanacağına dair güven sorunu bulunduğunu söyleyen Şık şöyle konuştu:
“Talimatla hareket eden, soruşturma için basit şüpheye bile ihtiyaç duymayan, emredilirse bu yasanın uygulamasından da vazgeçecek savcıların olduğu bir ülkede bu düzenleme gerçekten barışı sağlayabilir mi? NATO gelecek bahanesiyle sömürgeymişiz, işgal altındaymışız gibi genç yaşlı demeden yüzlerce insanın gözaltına alınıp artık olmayan örgütlere üyelikten tutuklanabildiği bir ülkede fesih olmuş örgüt başlığı altında yasa geçiriyoruz. Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan, Anayasa Mahkemesi üyelerini tehdit eden Yargıtay’ın olduğu bir yerde belki üst mahkeme doğru yolu gösterir de uygulanır diye yasa çıkarıyoruz.”