ABD ve Çin arasına sıkışan Almanya çıkış arıyor: Alman sanayi devlerinden Pekin’e çıkarma

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche, rekabetin kendilerini ileriye taşıyan bir unsur olduğunu belirterek, “Bu rekabet, karşılıklı çıkar ve şeffaflık temelinde yapılandırılmalıdır. Almanya ve Çin’deki şirketler için benzer pazar erişimi ve eşit rekabet koşullarını içeren karşılıklılık ilkesi geçerli olmalıdır.” dedi.

Çin’e 26-29 Mayıs tarihlerinde resmi ziyaret gerçekleştiren Reiche, Pekin’de Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile gerçekleştireceği görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, “Rekabet bize yabancı değil, bizi ileriye taşıyan bir unsurdur. Ancak bu rekabet, karşılıklı çıkar ve şeffaflık temelinde yapılandırılmalıdır. Almanya ve Çin’deki şirketler için benzer pazar erişimi ve eşit rekabet koşullarını içeren karşılıklılık ilkesi geçerli olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Almanya ile Çin arasında modern bir ekonomik ilişkinin hem işbirliği hem de rekabet gerektirdiğini belirten Reiche, “Rekabet bizi güçlendirir, işbirliği istikrar yaratır ve inovasyon ortak ilerleme sağlar.” dedi.

Bakan Reiche, mevkidaşı Wang ile yapacağı görüşmede pazar erişiminin yanı sıra tedarik zincirlerinin güvenliği ve nadir toprak elementlerine güvenilir erişim konularının da masaya yatırılacağını aktardı.

Ekonomik ilişkilerin sağlamlaştırılması için ikili görüşmelerin önemine değinen Reiche, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in şubat ayındaki Çin ziyaretini anımsatarak, “Başbakan Merz’in bıraktığı yerden görüşmeleri sürdürmek benim görevimdir.” şeklinde konuştu.

Reiche, temasları kapsamında Çin hükümetinde ticaret politikalarından sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng ile de görüşmeyi planlıyor.

TİCARETTEKİ DENGESİZLİK BERLİN’İ ZORLUYOR

Bakan Reiche’ye Çin temaslarında BASF Üst Yöneticisi (CEO) Markus Kamieth, Thyssenkrupp Üst Yöneticisi Miguel Lopez ve Siemens Energy Yönetim Kurulu Üyesi Tim Holt gibi Alman sanayi devlerinin üst düzey temsilcileri eşlik ediyor.

Almanya, son dönemde hem Çin’den yükselen yoğun rekabet hem de ABD’nin uyguladığı ithalat tarifeleri nedeniyle küresel pazarda baskı altında. Bu durum, Berlin yönetimi için en büyük iki ticari ortağı olan ABD ve Çin’i, aynı zamanda artan birer risk kaynağı haline getiriyor.

Bakan Reiche’nin ziyareti, Almanya’nın ham madde tedariki ve pazar çeşitliliği açısından Çin’e olan bağımlılığını yansıtması yönünden büyük önem taşıyor.

Öte yandan iki ülke, otomotiv, enerji ve teknoloji gibi lokomotif sektörlerde küresel pazarda birbirine dişli birer rakip olarak öne çıkıyor.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Almanya, jeopolitik krizler, küresel ticaretteki dönüşümler ve yükselen korumacılık karşısında kırılgan bir dönemden geçiyor.

Yaklaşık 5 bin Alman şirketinin faaliyet gösterdiği Çin, Almanya’nın en büyük ticaret ortağı olma konumunu sürdürse de iki ülke arasındaki ticaret dengesi Berlin aleyhine gelişiyor.

Federal İstatistik Ofisi (Destatis) verilerine göre, 2025 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 250 milyar euro olarak gerçekleşti. Ancak Almanya’nın Çin’den ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 8,8 artarak 170,6 milyar euroya ulaşırken, Almanya’nın Çin’e ihracatı yaklaşık yüzde 9,8 gerileyerek 81,3 milyar euroda kaldı.

Author: Yusuf Arslan