Modern yaşamın gizli tehlikesi tükenmişlik sendromu: ‘Dinlenmek bile yetmiyorsa dikkat’

Modern yasamin gizli tehlikesi tukenmislik sendromu dinlenmek bile yetmiyorsa dikkat vGJkjpGd.jpg

Modern yaşamın hızla artan temposu ve sürekli ulaşılabilir olma baskısı, çalışanlar üzerinde kronik bir stres yükü oluşturmaya devam ediyor. Zamanında yönetilemeyen bu stresin bir süre sonra fiziksel, zihinsel ve duygusal kaynakların tamamen tükenmesiyle sonuçlandığını belirten Psikiyatri Uzmanı Uz. Dr. Levent Turhan, özellikle yoğun sorumluluk taşıyan meslek gruplarını uyardı.

“İŞ STRESİ İLE TÜKENMİŞLİĞİ KARIŞTIRMAYIN”

Her iş stresinin tükenmişlik anlamına gelmediğini vurgulayan Uz. Dr. Levent Turhan aradaki farka dikkat çekerek, “İş stresi yaşayan kişi yoğun baskı altındadır ve gergindir ama enerjisini koruyabilir. Güzel bir tatil veya dinlenme sonrasında hızla toparlanır. Ancak tükenmişlik sendromunda durum çok farklıdır. Enerji kaynakları tamamen kurumuş gibidir; kişi dinlense bile toparlanamaz, işine karşı tüm motivasyonunu ve ilgisini kaybeder. Başlangıçta sadece iş hayatını etkileyen bu kriz, zamanla aile ve sosyal yaşam kalitesini de tamamen yerle bir edebilir” şeklinde konuştu.

“BELİRTİLER SİNSİCE VE YAVAŞ YAVAŞ GELİŞİYOR”

Tükenmişliğin bir anda ortaya çıkmadığını; belirtilerin zamana yayılarak sinsice ilerlediğini ifade eden Turhan, muhtemel sinyalleri ise şu şekilde aktardı:

“Fiziksel olarak sürekli yorgunluk, sabahları hiç uyumamış gibi uyanma, geçmeyen baş ve kas ağrıları ile sık hastalanma en belirgin işaretlerdir. Duygusal boyutta ise yoğun bir umutsuzluk, öfke, tahammülsüzlük ve içe dönük bir boşluk hissi baş gösterir. Kişi zihinsel olarak dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve karar vermede güçlük yaşarken; davranışsal olarak da işe gitmek istememe, sosyal çevreden kaçma, işleri sürekli erteleme ve alkol-sigara kullanımında artış gibi eğilimler sergiler.”

“MÜKEMMELİYETÇİLER VE BAZI MESLEK GRUPLARI AÇIK HEDEF”

Tükenmişlik sendromunun herkesi etkileyebileceğini ancak özellikle bazı gruplarda riskin çok daha yüksek olduğunu aktaran Turhan, “Özellikle insanla doğrudan temas kuran ve yüksek sorumluluk gerektiren mesleklerden hekimler, hemşireler, öğretmenler, yöneticiler, avukatlar, bankacılar ve çağrı merkezi çalışanları risk altındadır. Bunun yanı sıra evde bakım veren aile bireyleri ile yapısal olarak mükemmeliyetçi kişilik özelliğine sahip bireyler bu sendroma çok daha yatkındır. İş süreçlerinde kontrol eksikliği, takdir edilmeme ve iş-özel hayat dengesinin bozulması süreci hızlandıran temel nedenlerdir” ifadelerini kullandı.

“TÜKENMİŞLİK DOĞRUDAN DEPRESYON DEĞİLDİR AMA ZEMİN HAZIRLAR”

Tükenmişlik sendromunun depresyonla karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Uz. Dr. Levent Turhan, şu ifadelere yer verdi:

“Tükenmişlik doğrudan depresyon demek değildir, daha çok işle ilişkili kronik stresin bir sonucudur. Ancak çok uzun süre müdahale edilmeden devam eden tükenmişlik vakaları, bir süre sonra kişide klinik depresyon ve anksiyete bozukluğu gelişimine ciddi şekilde zemin hazırlar. Bu nedenle iki tablonun uzman tarafından doğru ayrıştırılması ve tedavi planının geciktirilmeden yapılması gerekir.”

“TEDAVİDE İLK ADIM SINIRLAR KOYMAK VE PROFESYONEL DESTEK”

Son olarak rahatsızlığın çözüm yollarına değinen Uz. Dr. Turhan, şu ifadelere yer verdi:

“Tedavide ilk adım tükenmişliğe yol açan kök stres kaynaklarını net bir şekilde belirlemektir. Psikoterapi süreci bu aşamada çok değerlidir; kişi stres yönetimini, hayır diyebilmeyi ve sağlıklı sınırlar koymayı öğrenir. Yaşam tarzında yapılacak düzenli uyku, egzersiz, sosyal destek ve hobilere zaman ayırma gibi hamleler toparlanmayı hızlandırır. Eğer tabloya depresyon veya yoğun kaygı eşlik ediyorsa, psikiyatri uzmanı kontrolünde ilaç tedavisi planlanmalıdır. Haftalarca süren bir yorgunluk, iş performansında belirgin düşüş ve sürekli mutsuzluk varsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.”

yok

Author: Yusuf Arslan