Orta Doğu’da İran ile ABD arasındaki kırılgan ateşkes süreci devam ederken, bölgedeki askeri hareketlilik yeniden zirveye tırmandı. Flightradar24 verilerine göre ABD ordusu, 27 Nisan tarihinde Körfez’deki stratejik üslerine yoğun bir askeri sevkiyat gerçekleştirdi.
C-130’LAR ARDI ARDINA İNDİ
Katar’ın başkenti Doha yakınlarında bulunan ve ABD’nin Orta Doğu’daki en büyük askeri tesisi olarak kabul edilen El-Udeyd Hava Üssü, operasyonun merkezi haline geldi. Çok sayıda C-130 tipi askeri nakliye uçağının üsse ardı ardına iniş yaptığı gözlemlendi.
DEV TESİSTE YAKLAŞIK 100 UÇAK VAR
Yaklaşık 24 hektarlık bir alana yayılan ve 10 bin Amerikan askerine ev sahipliği yapan bu dev tesis, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) operasyonel beyni olarak biliniyor. Kuzeydoğu Afrika’dan Güney Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki hava operasyonlarının idare edildiği üste, uzun menzilli bombardıman uçaklarından insansız hava araçlarına kadar yaklaşık 100 hava aracı konuşlu bulunuyor.

GÖRÜŞMELER SÜREKLİ TIKANIYOR
Bu askeri tahkimatın arka planında ise diplomatik çabaların sonuçsuz kalması yatıyor. ABD ile İran arasında 8 Nisan’da varılan ateşkesin ardından Pakistan arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerden beklenen sonuç çıkmadı. Bunun üzerine ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan itibarıyla İran’a yönelik sert bir deniz ablukası uygulama kararı aldı. Bu kararla birlikte Hürmüz Boğazı’na giriş-çıkış yapan İran bağlantılı gemilere müdahale süreci başlarken, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda karşılıklı gemi alıkoyma operasyonları gerilimi tırmandırdı.
DENGELER HER AN DEĞİŞEBİLİR
Bölgedeki son gelişmeler, 28 Şubat’ta yaşanan gerginlik öncesi güvenlik gerekçesiyle tahliye edilen askeri personelin yeniden bölgeye dönüp dönmeyeceği sorusunu gündeme getirdi. Washington tarafından “Orta Doğu operasyonlarının merkezi” olarak tanımlanan El-Udeyd’deki bu yoğun trafik, askeri uzmanlar tarafından muhtemel bir çatışma senaryosuna karşı yapılan nihai hazırlıklar olarak değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı çevresinde artan karşılıklı hamleler, Körfez hattındaki fırtına öncesi sessizliğin her an bozulabileceğine işaret ediyor.