AYM Başkanı Kadir Özkaya, konuşmasında Ulu Önder Atatürk’e değindi ancak konuşma kitapçığında Atatürk geçirilmedi

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 64. kuruluş yıl dönümü nedeniyle dün AYM Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki heyet, Anıtkabir’i ziyaret etti.

Aslanlı Yol’dan yürüyen heyet, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi. Özkaya’nın mozoleye çelenk koyması ve saygı duruşunun ardından anı fotoğrafı çektirildi.

ANITKABİR ÖZEL DEFTERİ’Nİ İMZALADI

Misakımilli Kulesi’ne geçen Özkaya, Anıtkabir Özel Defteri’ne; “Aziz Atatürk, Anayasa Mahkememizin 64. kuruluş yıl dönümünün derin anlam ve sorumluluğunun idrakiyle huzurunuzda bulunuyoruz. Anayasal bir organ olarak, demokratik hukuk devleti ilkeleri üzerinde gelişen geçmişimizden aldığımız güçle temel hak ve özgürlüklerin korunması, anayasal düzenin güvence altına alınması ve adaletin tesisine katkı sağlama görevimizi sarsılmaz bir inançla sürdürmekteyiz” ifadelerini yazdı.

ANITKABİR’İN ARDINDAN RESMİ TÖREN YAPILDI

Anıtkabir ziyaretinin ardından AYM Yüce Divan Salonu’nda AYM Üyeliği’ne seçilen Şaban Kazdal’ın antiçmesi ve 64. Yıl Dönümü Töreni gerçekleşti.

Törene; AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ile yüksek yargı mensupları ve davetliler katıldı.

“ADALET MEDENİYETİN VARLIK SEBEBİDİR”

Resmi törende konuşan AYM Başkanı Özkaya; AYM’nin kuruluşunun hukuk devleti ilkesinin kurumsal bir teminata kavuşturulmasının tarihsel ifadesi olduğunu belirterek; “Hukuk, yalnızca kuralların varlığıyla değil; bu kuralların adaletle yorumlanması ve istikrarlı biçimde uygulanmasıyla gerçek anlamını bulur. Anayasa Mahkemesinin kurumsal hafızası da tam olarak bu noktada, hukukun üstünlüğünün sürekliliğini ve anayasal düzene ilişkin kuralların öngörülebilirliğini güvence altına alan temel unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Mahkememize göre adalet, yalnızca hukuki bir kavram değil; aynı zamanda bir medeniyetin varlık sebebini, yönünü ve istikbalini belirleyen kurucu bir ilkedir” dedi.

KONUŞMADA DEĞİNDİ, KİTAPÇIĞA GEÇİRİLMEDİ

Özkaya; konuşmasında Ulu Önder Atatürk, İslam filozofu Farabi, Kuran ve İslamlık Elçisi (Peygamber) üzerinden adalet kavramını açıkladı. Ancak salondakilere dağıtılan Özkaya’nın konuşmasının bulunduğu kitapçıkta Atatürk’e yer verilmemesi dikkat çekti.

Bu kapsamda Özkaya; adalet kavramının kutsal ve beşeri kaynaklarda yüceltilen bir değer olduğuna vurgu yaptı.

“BİREYSEL BAŞVURU YAPISAL SORUNLARI BERABERİNDE GETİRMEKTE”

Konuşmasında bireysel başvurulara değinen Özkaya; bu konuda en önemli zorluğun başvurularda her yıl artış yaşanması olduğunu belirtti.

2025’te 71 bin 175 birysel başvuruda karar verildiğini açıklayan Özkaya; “Anayasa Mahkemesinin karşı karşıya olduğu yoğun iş yükü, bir yönüyle bireysel başvuru mekanizmasına duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ancak bu durum, aynı zamanda Mahkemenin mevcut kapasitesini zorlayan yapısal ve pratik sorunları da beraberinde getirmektedir” ifadelerini kullandı.

SAVCI VE HAKİMLERE DİNİ UYARILAR!

Özkaya; savcı ve hakimliğin salt teknik bir hukuk uygulamasının ötesinde, derin bir ahlaki ve vicdani sorumluluk alanına işaret eden bir meslek olduğuna vurgu yaparak, dinsel referanslarla temkinlerde bulunması dikkat çekti.

“Bu konuda ilk olarak söylenilebilecek husus, hâkim ve savcılığın bir tarafı nur, bir tarafı nâr olan bir meslek olduğudur” diyen Özkaya; savcılık ve hakimliğe ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Dolayısıyla hâkim ve savcılar, iç dünyalarındaki öznel duygu ve düşünceleri de dâhil olmak üzere herhangi bir dışsal etki ve baskı altında kalmadan, çekinmeden, endişe duymadan, tarafsız bir tutumla, pozitif hukuk düzeninin öngördüğü çerçeve içinde, aklı ve bilimi daima başat konumda tutarak, hukuka ve vicdani kanaatlerine göre özgürce karar vermelidirler. Hem bireysel hem de kurumsal yönleriyle her daim yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını muhafaza etmelidirler. Bu, şeklen de böyle olmalıdır.

Bu bağlamda hâkim ve savcılar gösterişten, riyadan, haramdan, yalandan şiddetle kaçınmalıdırlar. Üzerlerinde kul hakkı olmamalıdır. Kul hakkı çok önemlidir, ibadetle affolmaz. Zira bir ağızda, midede haram lokma olduğu sürece o ağzın, o midenin sahibinin basireti her tarafa kapalıdır. Haram ile abat olanın sonu berbat olur.”

“AHİRETİN HESABI ÇOK DAHA GÜÇ VE ÇETİN OLACAKTIR”

Özkaya; hakim ve savcılara ahireti hesaba katarak görevlerini yapmaları gerektiğini vurgulayarak; “Hakim ve savcı kardeşlerim; ‘Haram helal ver Allah’ım/ Yiyemezsem al Allah’ım/ Aciz kuluna ver Allah’ım/ Yarın öte yanda hesabını sor Allah’ım/ Ateş topuzu ile kafama vur Allah’ım’ anlayış ve tercihi ile bazıları her şeyi dünyada istiyor; hem hesabını ahirete bırakarak hem de ahirette sorulacak hesabı hafife alarak. Oysa bir şekilde bu dünyada kurtarmış olmak, ahiret hesabının da kurtarıldığı anlamına gelmez. Unutmayalım ve inanalım ki ahiretin hesabı çok daha güç ve çetin olacaktır” dedi.

“CENABIALLAH’IN İNTİKAM ALIŞI…”

İsrail’in Filistin ve Orta Doğu’daki saldırılara da değinen Özkaya; güç ve kudret kavaramını da dini referanslarla açıkladı.

Bu kapsamda İbrahim Suresi’nin 42. Ayeti’ne değinen Özkaya; “Cenabıallah’ın bir adı da adildir. Mazlumun ahını yerde bırakmaz. Bir gün intikamını mutlaka alır. Hem de çok şiddetli alır. Cenabıallah’ın intikam alışı, insanların işkence ve gazabına benzemez. Çok çok daha şiddetlidir” ifadelerini kullandı.

KAZDAL GÖREVİNE BAŞLADI

Özkaya’nın konuşmasının ardından Yüce Divan Salonu’nda yeni AYM Üyeliğine seçilen Şaban Kazdal, andını içti ve Özkaya tarafından AYM Cübbesi giydirilerek, görevine başladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir