ABD’nin alüminyum tarifesi yatırım yapan şirketler için yarıya inecek

Abdnin aluminyum tarifesi yatirim yapan sirketler icin yariya inecek beLN6DH8.jpg

ABD yönetimi, yüksek alüminyum tarifelerini üretim yatırımına bağlayan yeni bir teşvik programı başlattı. Programa kabul edilen şirketler, belirli miktardaki birincil alüminyum ithalatında mevcut verginin yarısını ödeyecek.

Düzenleme genel bir tarife indirimi anlamına gelmiyor. Avantajdan yalnızca ABD’de yeni üretim kapasitesi oluşturmayı taahhüt eden ve planı Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanan şirketler yararlanabilecek.

İndirim yalnızca yatırım sözü verene

Yeni program; ABD’de birincil alüminyum tesisi kuracak, mevcut bir tesisi genişletecek veya eski bir tesisi yenileyerek üretimi artıracak şirketleri kapsayacak.

Başvuruda bulunan şirketlerin yatırım planlarını, üretim hedeflerini, maliyet hesaplarını ve proje takvimlerini Ticaret Bakanlığına sunması gerekecek.

Teşvikin temel şartlarından biri, tesis inşaatının en geç 20 Ocak 2029 tarihinde başlaması olacak. Yalnızca niyet açıklaması yapan ancak uygulanabilir bir yatırım takvimi sunamayan şirketlerin programa alınmaması bekleniyor.

İthalat hakkı üretim kapasitesine bağlanacak

Onay alan şirketlere sınırsız ve kalıcı bir tarife muafiyeti verilmeyecek.

Şirketlerin daha düşük vergiyle ithal edebileceği birincil alüminyum miktarı, tamamlanacak ABD tesisinin öngörülen yıllık üretim kapasitesine göre belirlenecek.

Mevcut yüzde 50’lik vergi oranı, programa dahil edilen miktar için yarıya inecek. Böylece yatırımcı şirketler, yeni tesis üretime geçene kadar ihtiyaç duydukları alüminyumu yüzde 25 vergiyle ithal edebilecek.

Eski tesislerin yenilenmesini içeren projelerde sağlanacak avantaj ise şirketin yaptığı yatırımın değeriyle sınırlandırılacak.

Bakanlık maliyet hesabını inceleyecek

Ticaret Bakanlığı, başvuruları yalnızca açıklanan kapasite üzerinden değerlendirmeyecek.

Projenin ticari olarak uygulanabilir olup olmadığı, inşaata başlama tarihi, yatırım aşamaları, beklenen yıllık üretim, toplam maliyet ve üretim tahminlerinin gerçekçiliği de incelenecek.

Tarife avantajının ortak yatırımcılar arasında nasıl paylaşılacağı da onay sürecinde dikkate alınacak. Bakanlık, programın uygulanması için ek belge, rapor ve teknik analiz talep edebilecek.

Bu yapı, şirketlerin yüksek kapasiteli ancak finansmanı veya enerji bağlantısı belirsiz projelerle yalnızca ithalat avantajı elde etmesini önlemeyi amaçlıyor.

Taahhüt bozulursa indirim geri alınacak

Programa kabul edilen şirketler yatırım süreci boyunca denetlenecek.

Ticaret Bakanlığı, şirketlerden düzenli ilerleme raporları isteyebilecek ve bu raporların bağımsız denetim kuruluşları tarafından doğrulanmasını talep edebilecek.

Yatırım takviminden ciddi biçimde uzaklaşan veya üretim taahhütlerini yerine getirmeyen şirketlerin tarife avantajı durdurulabilecek.

Başvuruda yanlış bilgi verildiğinin ya da ABD yönetiminin kasıtlı olarak yanıltıldığının belirlenmesi halinde indirim geçmişe dönük olarak da iptal edilebilecek.

ABD’de üretim talebe yetişmiyor

Washington yönetimi, ülkedeki birincil alüminyum üretiminin iç talebi karşılamakta yetersiz kaldığını kabul ediyor.

ABD’de yüksek saflıkta alüminyum üretiminde kullanılabilen tesislerin sayısı son 20 yılda 22’den 4’e geriledi. Haziran ayında yayımlanan bir sanayi güvenliği çalışması, mevcut yatırımların yetersiz kalması halinde ABD’nin 2029’da ihtiyaç duyacağı alüminyumun yalnızca dörtte birini kendi kaynaklarından sağlayabileceğini öngörüyor.

Enerji maliyetlerinin yüksekliği, eski tesislerin kapanması ve yeni birincil alüminyum yatırımlarının milyarlarca dolarlık sermaye gerektirmesi kapasite kaybının temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Tarifeler ithalatı pahalılaştırsa da tek başına yeni üretim tesisi kurulmasını sağlayamadı. Yeni program, gümrük vergisini doğrudan yatırım kararına bağlayarak bu sorunu aşmayı hedefliyor.

Savunma tedarik zinciri öne çıktı

Alüminyum; savaş uçakları, füzeler, zırhlı araçlar, askeri gemiler, uzay araçları ve savunma elektroniğinde kullanılan kritik girdiler arasında yer alıyor.

Özellikle yüksek performanslı alaşımlarda kullanılan yüksek saflıktaki alüminyumun sınırlı sayıda tesiste üretilebilmesi, tedarik kesintilerini savunma sanayisi açısından daha riskli hale getiriyor.

ABD yönetimi, savunma şirketlerinin Çin ve Rusya gibi rakip ülkelerden kritik malzeme tedarik etmesini sınırlandırırken yerli üretim kapasitesinin aynı hızda artmaması nedeniyle yeni bir darboğazla karşı karşıya kaldı.

Tarife indirimi, ithalatı tamamen durdurmak yerine yeni ABD kapasitesi kurulana kadar geçiş dönemi oluşturmayı amaçlıyor.

Oklahoma yatırımı öne çıkıyor

Yeni teşvikten yararlanabilecek en dikkat çekici projelerden biri Oklahoma’da planlanan birincil alüminyum tesisi olacak.

Emirates Global Aluminium ile Century Aluminum tarafından geliştirilen tesisin yıllık 750 bin ton üretim kapasitesine ulaşması hedefleniyor. Proje, ABD’de 1980’den bu yana kurulacak ilk yeni birincil alüminyum tesisi olacak.

Yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırımla başlayan projenin kapasite planı daha sonra büyütüldü. Tesisin mevcut ABD birincil alüminyum üretimini iki katından fazla artırabileceği hesaplanıyor.

Projenin inşaat aşamasında 4 bin, faaliyete geçtiğinde ise yaklaşık 1.000 kalıcı doğrudan istihdam oluşturması bekleniyor.

Vergi indirimi finansman hesabını değiştirecek

Birincil alüminyum tesisleri yüksek elektrik tüketimi, uzun inşaat süresi ve milyarlarca dolarlık başlangıç maliyeti nedeniyle finansmanı zor yatırımlar arasında bulunuyor.

Yeni program, yatırımcıların tesis tamamlanmadan önce ihtiyaç duyduğu ithal alüminyum üzerindeki vergi yükünü azaltacak.

Yüzde 50 yerine yüzde 25 vergi uygulanması, özellikle büyük üretim taahhüdünde bulunan şirketlerin geçiş dönemindeki maliyetlerini düşürebilir.

Buna karşılık indirim yalnızca öngörülen ABD üretimiyle eşleşen miktar için geçerli olacağından şirketlerin yatırım büyüklüğü, elde edebilecekleri tarife avantajını da belirleyecek.

Kritik eşik 20 Ocak 2029

Programın uygulama takvimi ve başvuru sürecinin ayrıntıları Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanacak.

Şirketlerin hangi belgeleri sunacağı, başvuruların ne zaman alınacağı ve değerlendirmelerin ne kadar süreceği henüz açıklanmadı.

Ancak yatırım planlarının en geç 20 Ocak 2029’da inşaat aşamasına geçmesi zorunlu olacak. Bu tarih, yalnızca proje açıklayan şirketlerle gerçekten üretim kapasitesi kurmaya başlayan şirketleri ayıracak temel eşik olarak öne çıkıyor.

Piyasa bundan sonraki süreçte Oklahoma projesinin yanı sıra kapanan tesislerin yeniden açılması, mevcut fabrikaların kapasite artışları ve enerji tedarik anlaşmalarını izleyecek.

yok

Author: Yusuf Arslan