Acı rapor: Çalışan 10 emekliden 9’u çalışmazsa temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor

Türkiye’de emeklilik dönemi, dinlenilen bir hayat evresi olmaktan çıkıp hayatta kalma mücadelesine dönüştü.

Forum Toplum Araştırmaları Enstitüsü koordinesinde Verita Analitik tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Emekli Yoksulluğu” araştırması, emeklilerin içinde bulunduğu derin ekonomik ve sosyal krizi çarpıcı verilerle gözler önüne serdi.

12 bölgede yapılan saha araştırmasına göre, emekli olan vatandaşların yüzde 89,4’ü sadece geçinebilmek için çalışmaya devam ediyor.

EMEKLİLİKTE ÇALIŞMAK BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK

Araştırma, emekli olduktan sonra iş hayatına devam edenlerin çok zorlu ve güvencesiz şartlar altında çalıştığını ortaya koydu.

Öne çıkan veriler şu şekilde:

Temel İhtiyaç Krizi: Katılımcıların yüzde 88,8’i “Çalışmadan temel ihtiyaçlarımı karşılayamam” diyerek durumun vahametini özetledi.

Ağır Çalışma Saatleri: Emekli çalışanların yüzde 28’i haftada 46 ila 60 saat arasında mesai yaparken, yüzde 40’ı ayın neredeyse tamamında (26-30 gün) çalışıyor.

Kayıt Dışı İstihdam: Emeklilik sonrası çalışanların yüzde 56,6’sı tam zamanlı işlerde istihdam edilirken, yalnızca yüzde 38’inin sosyal güvencesi bulunuyor. Geriye kalan yüzde 62’lik kesim ise tamamen sigortasız ve kayıt dışı çalıştırılıyor.

Araştırma koordinatörü Doç. Dr. Derya Kömürcü durumu şu sözlerle özetledi:

“Emekli olmak artık çalışmaktan çıkmak anlamına gelmiyor. Çoğu durumda daha düşük gelirle, daha güvencesiz koşullarda ve daha ileri yaşlarda çalışmaya devam etme zorunluluğunu ifade ediyor.”

MAAŞLAR HANE GELİRİNİN ANCAK YARISINA YETİYOR

Araştırmaya katılan emeklilerin ortalama emekli aylığı 25 bin 600 TL olarak hesaplanırken, ortalama hane geliri ise 55 bin TL seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, emekli maaşının hane halkı bütçesinin ancak yarısını karşılayabildiğini gösteriyor. Ayrıca, emekli aylıklarının büyük bir kısmı 19 bin 500 TL ile 21 bin 999 TL arasındaki taban grupta yoğunlaşıyor. Emeklilerin sadece yüzde 27,3’ünün kira veya faiz gibi ikinci bir gelir kaynağı bulunuyor.

EMEKLİLERİN %66’SI BORÇLU

Geçim sıkıntısı, emeklileri bitmek bilmeyen bir borç sarmalına sürüklüyor. Araştırma sonuçlarına göre:

Emeklilerin yüzde 66’sının aktif borcu bulunuyor.
Borçlu emekliler arasında kredi kartı borcu olanların oranı yüzde 98,6 ile zirveye ulaştı.
Kadın emeklilerin borçluluk oranı (yüzde 74,2), erkek emeklilere (yüzde 63,8) kıyasla belirgin şekilde daha yüksek.

Raporda, emekliler için borçlanmanın bir lüks değil, gıda ve fatura gibi zorunlu harcamaları karşılamanın tek yolu haline geldiği vurgulandı.

ACİL DURUMDA 20 BİN TL BİLE BULAMIYORLAR

Finansal kırılganlık, acil nakit ihtiyaçlarında kendisini açıkça gösteriyor. Katılımcıların yüzde 47’si, acil bir durum ortaya çıktığında bir ay içinde 20 bin TL nakit para bulamayacağını ifade etti. Kararsızlarla birlikte bu oran yüzde 56’ya yükselirken, beklenmedik bir masrafı rahatça karşılayabileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 42,6’da kaldı. Bu oran kadınlarda yüzde 33,3’e, dul ve bekar emeklilerde ise yüzde 25’e kadar düşüyor.

SOSYAL HAYAT BİTTİ, SAĞLIK SIKINTIDA

Emekli yoksulluğu sadece cüzdanları değil, sosyal ve fiziksel yaşamı da vuruyor:

Emeklilerin yüzde 76’sı (kadınlarda yüzde 84,9) maddi imkansızlıklar yüzünden sinema, misafirlik ya da bir çay bahçesine gitmek gibi en basit sosyal etkinliklere bile katılamıyor.

NE SAĞLIK NE EV!

Katılımcıların yüzde 30,5’i kiracı konumunda. Kış aylarında ısınma giderlerini karşılamakta zorlanan veya çok zorlanan emeklilerin oranı ise yüzde 76,2 olarak kayıtlara geçti.

Emeklilerin yalnızca yüzde 36,5’i sağlığının iyi olduğunu belirtirken, yüzde 56’sı sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşıyor.

DESTEK YETERSİZ, GELECEK KAYGISI YÜKSEK

“Devlet emeklilere yeterli yaşam güvencesi sağlamaktadır” ifadesine katılmayanların oranı yüzde 78 olurken, devletin yeterli güvence sunduğunu düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 14’te kaldı. Bu durum, emeklilerin yüzde 74’ünün gelecek konusunda ciddi kaygılar taşımasına yol açıyor.

15 AYDA 145 YAŞLI İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

TÜİK, İPA ve İSİG verileriyle desteklenen raporda, Türkiye’deki hızlı nüfus yaşlanmasına ve yaşlı yoksulluğuna da dikkat çekildi. TÜİK verilerine göre 2025’te 65 yaş ve üzeri nüfus 9 milyon 583 bine ulaşırken, bu yaş grubunun payının 2030’da yüzde 13,5’e yükseleceği öngörülüyor.

Ekonomik baskılar nedeniyle ilerleyen yaşlarına rağmen tarım, inşaat ve sanayi gibi ağır sektörlerde çalışmak zorunda kalan yaşlılar, iş cinayetleriyle karşı karşıya kalıyor. Verilere göre, 2025 yılı başından bu yana geçen 15 aylık süreçte, 65 yaş üstü en az 145 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

Author: Yusuf Arslan