Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelen AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Ceza infaz sistemi içerisinde ‘af’la ilgili bir çalışmaları olup olmayacağı yönündeki soruya, Güler, “kesinlikle af gibi bir düşünceleri olmadığı” yanıtını verdi.

“AF GİBİ BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK”
Güler, affın mağduriyeti ortadan kaldırmayacağını belirtip, “Bizim gibi toplumlarda temel mesele aftan öte eylem ve suç açısından değerlendirildiğinde, caydırıcı yeterli ceza verilip verilemediğidir. Cezasızlık algısının konuşulması lazımdır aslında. Çünkü biz biliyoruz ki bir kişinin haksız yere öldürülmesi halinde, inancımız gereği tüm insanlığın öldürüldüğü varsayarız. Haksız yere öldürmeyi tüm insanlığa yönelik bir eylem olarak kabul ederiz. Toplumu korumanın, bireyi korumanın, aileyi korumanın yolu da, herhangi bir eylem ortaya konulduğunda bunun adil yargılamasının yapılarak toplumu meşruiyeti ve kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılmasıdır. Af olamaz, af dediğimiz hadise uğranan mağduriyeti ortadan kaldıran bir şey değildir” dedi.

“ÖYLE BİR ÇALIŞMA YAPMAMIZ LAZIM Kİ…”
Güler, psikolojik destekle yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat getirilen kişilerin çeşitli adli kontrol tedbirleri ile erken tahliye edilebileceğinin altını çizerek şunları söyledi:
“Affı değil bizim insanların pişmanlığı ile birlikte, varsa sağlık sorunları tedavi edilmeleri, psikolojik destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceklerine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu salıverme şartlarının iyileştirilmesine çalışmamız lazım. Öyle bir çalışma yapmamız lazım ki ömrü hayatında bir kez suç işlemiş kişi, işlediği suçun sonradan farkına varmıştır. Pişmanlığına ermiştir, kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimle serbestlikle birlikte, koşullu salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir. Asla af olmaz. Asla af gibi bir düşüncemiz yok. İnfaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın her türlü mahkûmiyet halinin desteklenmesi çalışmalarını önemseriz.”
(AA)