Dört arkadaş bir günde servet topladı: Kilosu 1.700 TL… Önce araba, sonra ev ve arsa

Konya’nın Karapınar ilçesinde yaşayan ve bölgede “Dolaman Kurdu” lakabıyla tanınan 43 yaşındaki Sait Alkış, doğanın sunduğu gizli hazineyi kazanca dönüştürmeye devam ediyor. Kilogramı 1.500 ile 1.700 TL arasında alıcı bulan ve bir trüf mantarı türü olan dolamanı (keme) toplama konusunda uzmanlaşan Alkış, arkadaşlarıyla birlikte çıktığı tek günlük avda tam 150 kilogram mantar bulmayı başardı.

25 yıllık tecrübesi sayesinde toprağın altındaki mantarları eliyle koymuş gibi bulan usta toplayıcı, sıradan toplayıcılar günde en fazla 10 kilo bulabilirken, el değmemiş arazileri keşfederek tek başına günlük 40 kilograma kadar ulaşabiliyor.

Dolaman mantarı avcılığının kendisi için bir yaşam biçimi haline geldiğini belirten Sait Alkış, doğadan elde ettiği gelirle hayatını nasıl değiştirdiğini şu sözlerle anlattı:

“Yağışların bol olduğu dönemlerde turlara çıkıyoruz. Bu işten kazandıklarımla 2007’de ev ve araba aldım, 2024 yılında ise bir arsa sahibi oldum. Bu yıl da havalar yağışlı gittiği için bereketli bir sezon geçiriyoruz. Ankara Polatlı, Yunak, Kırşehir ve Eskişehir gibi farklı bölgeleri geziyor, çadır kurup 3-4 günlük kamplar yapıyoruz. Ekip olarak günlük 150-200 kilo arasında dolaman topluyoruz. Benim kişisel ortalamam ise günlük 35-40 kilogramı buluyor.”

Gözle görülmeyen mantarları bulmak için özel bir teknik geliştirdiğini ve yanından ayırmadığı demir çubukla arama yaptığını söyleyen Alkış, işin sırrını paylaştı:

“Ben artık toprağın yapısından, arazinin durumundan mantarın nerede olduğunu anlıyorum. Türkiye’nin dört bir yanından yoğun talep var; gelen siparişleri kargoyla her yere ulaştırıyoruz. Dolamanın böreği, közde kebabı ve tavadaki kavurması tek kelimeyle harika olur. Protein değeri çok yüksek, inanılmaz faydalı bir mantardır. İnsan ayağının basmadığı, bakir alanlarda bazen tek bir tanesi 1,5 kilogramı bulan devasa dolamanlar çıkabiliyor. Bu yıl sezona 25 Mart gibi başladık ve şu ana kadar ekipçe yaklaşık 2,5 ton mantar topladık.”

Author: Yusuf Arslan