Adana’da yaşayan ve geçimini şoförlükle sağlayan G.Ü., 6 Mart 2024’te arkadaşı H.T.’nin “Ankara’ya ev eşyası taşıyacağız, yardım et” çağrısı üzerine yola çıktı. Kamyon kasasında mobilya ve beyaz eşya olduğunu düşünen talihsiz şoför, Ankara Gölbaşı’ndaki polis uygulama noktasında durduruldu. Yapılan aramalarda kamyon kasasından ev eşyası yerine binlerce paket gümrük kaçağı doldurulmuş sigara çıktı.
SAHİBİ SUÇUNU İTİRAF ETTİ, FATURA ŞOFÖRE KESİLDİ
Olayın ardından yürütülen soruşturmada, şüphelilerden Ş.Ç. sigaraların kendisine ait olduğunu ve şoförlerin yükün içeriğinden haberi olmadığını itiraf ederek tutuklandı. G.Ü. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak yargı süreci devam ederken Gelir İdaresi Başkanlığı, “vergi ziyaı” gerekçesiyle cezayı malın sahibine değil, yakalanan aracın şoförü G.Ü. adına kesti.
“BÖBREĞİMİ SATSAM ÖDEYEMEM”
Yaşadığı maddi yıkımı gözyaşları içinde anlatan G.Ü., yetkililere şöyle seslendi: “Ben sadece şoför olarak oradaydım. 3 kuruş kazanıp çocuklarıma bakayım derken hayatım karardı. 22 milyon lira ceza nedir? Ben kanımı satsam, böbreğimi satsam bu parayı ödeyemem. Ticareti kim yapıyorsa ceza ona kesilsin.”
SOSYAL VE MADDİ ÇÖKÜŞ
2010 yılında eşi tarafından terk edilen ve iki oğluyla birlikte yaşam mücadelesi veren G.Ü., bu olay sonrası işinden de oldu. Mahkeme masraflarının şimdiden 200 bin lirayı bulduğunu belirten talihsiz adam, suçsuzluğunun adli makamlarca bilinmesine rağmen idari olarak kesilen bu devasa borcun iptal edilmesi için yardım bekliyor.
Hukukçular, idari para cezalarında “fiili işleyen” ile “sorumlu görünen” arasındaki ayrımın netleştirilmesi gerektiğini belirtirken, G.Ü. için hukuk mücadelesi devam ediyor.