Evrin Güvendik – Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği (Türk PDR-DER) Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Erdal Hamarta, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Saldırılarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu’nda çevrim içi saldırganlıkta “dijital görünmezlik” ve “disinhibisyon”un (engellenemezlik) etkisine dikkat çekti.
Prof.Dr. Hamarta sunumunda, okullarda şiddetin yalnızca bireysel bir disiplin sorunu olmadığını, ruh sağlığı, okul iklimi, aile yapısı, akran ilişkileri, dijital çevre, psikososyal destek hizmetleriyle yakından ilişkili çok boyutlu eğitim ve bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi. Okullardaki şiddetin fiziksel, sözel, ilişkisel ve siber zorbalık olarak çeşitlendiğini, bunlar içerisinde en çok ilişkisel şiddetin göz ardı edildiğini kaydeden Hamarta, “İlişkisel şiddet çocukların ruh sağlıklarını, benlik saygılarını, ileriye yönelik yaşamlarını ciddi anlamda etkileyen önemli bir faktör ve son yıllarda dijitalleşmenin etkisiyle de siber zorbalık oranlarında artış meydana getiriyor. Bu, okulda meydana gelen olayın okul dışında da sürmesine, mağdurun okul dışında da aynı şekilde şiddete maruz kalmasına yol açıyor, çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyor” dedi.
Yüzde 110’luk artış
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
Yapılan araştırma ve istatistiklerden örnekler veren Hamarta, okul dışındaki -18 yaş altı- şiddet olaylarının son beş yılda yüzde 110 arttığını belirterek yine PISA verilerinin de 15 yaş grubundaki öğrencilerin okul güvenliği, akran zorbalığı, yalnızlık ve yabancılaşma gibi önemli risklerle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini vurguladı. Hamarta, öfke, utanç, dışlanmışlık gibi duyguları yönetemeyen öğrencilerin saldırganlığa yönelebildiğini, travmatik yaşantılar, aile içi şiddete maruz kalma, ihmal gibi faktörlerin de saldırganlıkta etkili olduğunu ifade etti.
‘Kimse beni fark etmiyor, görmüyor’
Prof. Dr. Hamarta, dijital ortamın da riskleri artırdığına işaret ederek “Dijital riski doğuran en temel faktör disinhibisyon (engellenemezlik) ve dijital görünmezlik. Bunlar kişinin ‘kimse beni fark etmiyor, görmüyor’ duygusuyla hareket etmesine yol açabiliyor. Bu sayede kişi aklına geldiği her şeyi yapabiliyor. Dijital görünmezlik çocuklarda yetişkin denetiminin ve gözetiminin olmadığı bir yerde daha kontrolsüz davranışlar göstermesine neden olabiliyor. Bu anonimlik ve görünmezlik de çevrim içi saldırganlığı kolaylaştırıyor” diye konuştu.
‘Sosyal medya yasağı işe yaramamış’
OECD ülkelerinde yapılan çalışmaların yasakların işe yaramadığını gösterdiğini anlatan Hamarta, “16 yaş altına sosyal medyayı yasaklamak ve benzeri yasaklar bir işe yaramamış. En temel şey, çocukların ve ebeveynlerin bu noktada bilinçlendirilmesi. Mahremiyet, dijital ayak izi, siber zorbalık tanımı ve yardım isteme becerileri gibi konularda bilinçlenmeyle daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkıyor. Risk faktörlerini ekolojik bir çerçeve içinde, katmanlar halinde ele almak gerekiyor. Çünkü şiddet birden fazla risk faktörünün birikmesiyle ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

