Gülistan Doku soruşturmasında kritik ismin ifadesi ortaya çıktı: Her şeyi tek tek anlattı

Türkiye’nin yakından takip ettiği, Tunceli’de 6 yıl önce ortadan kaybolan ve cinayete kurban gittiği şüphesi üzerinde durulan Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku soruşturmasında çok önemli bir detay gün yüzüne çıktı. Gülistan Doku’nun eski sevgilisi tutuklu Zeinal Abarakov’un Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı.

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Abarakov ifadesinde, Gülistan’ın tehdit edildiğine ya da tehlikede olduğuna dair bir durumdan haberdar olmadığını savundu.

“KOLUNDAN TUTARAK ARABAYA BİNDİRMEYE ÇALIŞTIM, BİRAZ ÇEKİKTİRDİM”

Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki süreçte yurda giderken her zamanki kısa yolu kullanmadığını belirten Abarakov, ifadesinde o anları şöyle aktardı:

“Farklı bir yola yönelince arkasından araba ile devam ettim. Kendisine arabaya binmesini ve bırakmak istediğimi söyledim ama reddetti. Araçtan indim, ısrar ettim. Gülistan bana trip atarak teklifimi kabul etmeyip ters yöne doğru gidince, kolundan tutarak arabaya bindirmeye çalıştım. Biraz çekiştirdim. Gülistan bana bağırmaya başladı ve yine reddetti.”

“KORKUYORUM” MESAJI VE TELEFON TRAFİĞİ

Gülistan’ın kaybolmadan bir gün önce geceyi geçirdiği öğretmenin evinden kendisine “Korkuyorum” diye mesaj attığını kabul eden Abarakov, bu ifadeyi şu sözlerle savundu:

“Gülistan’ın bana gönderdiği ‘korkuyorum’ mesajından anladığım; dışarıda kaldığı ve yurda yetişemediğidir. Öğretmenin evindeyken bana neden böyle yazdığını bilemiyorum. Benim ona ‘yurda veya Küba’ya git, gidince beni ara’ dememdeki kasıt, onun adına endişelendiğim içindir.”

Abarakov, mesajlarında geçen “yardım ve kurtarma” ifadelerinin ise bir tehditle ilgili olmadığını, kastının “evlenip hayat kurmak” olduğunu iddia etti.

SAVCILIK PEŞ PEŞE GELEN ÇAĞRILARI TESPİT ETTİ

Her ne kadar Zeinal Abarakov ifadesinde, 22 Aralık 2019 tarihinden 04 Ocak 2020 akşamına kadar Gülistan ile herhangi bir iletişiminin olmadığını ileri sürse de, savcılık incelemesinde aralarındaki yoğun telefon trafiği ortaya çıkarıldı.

Tespitlere göre, Gülistan Doku’nun kaybolmasından bir gün önce (04 Ocak 2020), saat 20.00 ile 23.09 arasında Zeinal Abarakov’a peş peşe 13 cevapsız çağrı bıraktığı belirlendi. Aynı gün saat 20.08’de Gülistan’ın mesaj attığı, hemen ardından saat 20.24’te Zeinal’in annesinin Gülistan’ı arayarak 183 saniye görüştüğü rapor edildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde, 23.14’te ise bu kez Zeinal Abarakov’un Gülistan’ı aradığı ve 148 saniyelik bir görüşme gerçekleştirdiği kayıtlara geçti.

“TECAVÜZ VEYA HAMİLELİK İDDİALARINI BİLMİYORUM”

Gülistan Doku’nun kendisi için çok değerli olduğunu öne süren Abarakov, kamuoyunda yer alan iddialara ilişkin, “Gülistan’ın tecavüze uğrayıp uğramadığını ya da hamile olup olmadığını bilmiyorum. Benden bu konuda yardım istemedi, en ufak bir imada bile bulunmadı. Bulunsaydı kesinlikle sahip çıkar, yardımcı olurdum” ifadelerini kullandı.

LÜKS OTELDE KONAYLAMA DETAYI: ÜCRETİ BİZ ÖDEMEDİK

Annesinin çağrısı üzerine Rusya’dan Antalya’ya döndüğünü belirten Abarakov, havalimanında emniyet müdürü ve polisler tarafından karşılanarak lüks bir otele yerleştirildiklerini anlattı. Konaklama sürecine dair dikkat çeken ifadeler kullanan Abarakov, şunları söyledi:

“Antalya Belek’te lüks bir otele yerleştik. Ailemle birlikte yaklaşık 1,5-2 ay kadar kaldık. Bu otelin ücretini ben, annem veya üvey babam ödemedi. Otelde bizimle beraber bir emniyet müdürü dahil 4-5 tane daha polis vardı. Otelden çıkmak istediğimizi bizi koruyan polislere bildirdik, onlar da ‘üstlerimize soralım, bekleyin’ dediler. Bir süre sonra otelden çıktık ve tahsisli minibüsle Alanya’da kiralanan bir daireye geçtik.”

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen çok yönlü soruşturma devam ediyor.

Author: Yusuf Arslan