Ali Ekber Yıldırım, hobi bahçeleri meselesinin Türkiye’yi adeta ikiye böldüğünü ifade etti. Bir kesim bu yapıların hukuka aykırı ve kaçak olduğunu savunarak yıkılmasını isterken; diğer kesim ise çocuklarının toprakla buluşması ve kendi gıdasını üretmek için bu alanlara sığındığını dile getiriyor. Yıldırım’a göre, 2020 yılında çıkarılan ve hapis cezası ile ağır para cezalarını öngören 7255 sayılı torba yasa dahi bu yapıların yaygınlaşmasını engelleyemedi.
“ANKARA’DA MASA BAŞINDA DİKİLEN ELBİSE SAHAYA DAR GELİYOR”
Bakanlığın sahaya hâkim olmadığını savunan Yıldırım, düzenlemelerin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı. Yazısında şu dikkat çeken “Bakanlık sahada olup bitenleri analiz etmeden masa başında yasal düzenlemeler yapıyor. Ankara’da dikilen elbise sahaya ya dar geliyor ya da bol. 21 yıldır korunamayan tarım arazileri, şimdi yönetmeliklerle korunmaya çalışılıyor ancak bunun başarı şansı yok.” tespitinde bulundu.
ÇİFTÇİ NEDEN TOPRAĞINI TERK EDİYOR?
Yıldırım, hobi bahçesi sorununun temelinde yatan ekonomik gerçeğe işaret etti. Verimli arazilerin neden emlakçılara veya rantçılara satıldığı sorusuna net bir yanıt veren yazar, “Çiftçi üreterek para kazanamadığı için toprağını elden çıkarıyor. Artan maliyetler ve düşük fiyat politikası sona ermedikçe, çiftçi tarlasını satmaya devam edecektir” dedi.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: ALMANYA MODELİ VE PLANLI YERLEŞİM
Sorunun sadece yıkımla çözülemeyeceğini belirten Yıldırım, çözüm için şu önerileri şöyle sıraladı:
Hangi bahçelerin verimli arazide, hangilerinin vasfını yitirmiş alanda olduğu belirlenmeli. Yeni bir imar barışı beklentisinin hobi bahçesi sayısını daha da artıracağı uyarısında bulundu.
Almanya örneğini veren Yıldırım “Verimli tarım arazileri yerine belediye ve hazine arazilerinde, kuralları net belirlenmiş bir hobi bahçeciliği sistemine geçilmeli.” dedi.
Hobi bahçeciliğinin tümden reddedilmemesi gerektiğini ancak amacına uygun yapılması gerektiğini söyleyen Yıldırım, Türkiye’de bazı belediyelerin bizzat verimli tarım arazilerine toplu konut yapar gibi hobi bahçesi kurmasını da sert bir dille eleştirdi.