İBB davasında itirafçılık çıkışı: Eşimin tutuklanacağıyla tehdit edildim

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının 42. gününde, tutuklu sanık Vedat Şahin’in kendisine yapılan itirafçılık baskısını “Eşimin tutuklanacağını söylediler” diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çekmesi duruşmaya damga vurdu. İktidarın yargı üzerinden kurduğu baskıya adliye önünden tepki gösteren CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ise, “Asrın hukuksuzluğunun yaşandığı bir davadayız” diyerek, milletin devleti yönetenlerin özrünü kabul etmeyeceği çıkışında bulundu.

İMAMOĞLU: ASRIN HUKUKSUZLUĞU YAŞANIYOR, HALKIMIZ TARİHİN EN BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜNÜ BAŞLATACAKTIR

CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, İBB davasının 42’nci gününde gündeme dair açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “Halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacaktır” diye konuştu.

İBB davası arasında konuşan İmamoğlu şunları söyledi:

“Bayramının mübarek olsun. Herkese iyi bayramlar diliyorum. Bayramdan bugüne çok daha güçlüyüz. Sevgili arkadaşlar, çok yakında çok daha güzel günler gelecek; bunu bilin. Tarihin gördüğü en cesur kardeşlik ruhunu bana yaşatan Genel Başkanım Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. Tarihin en doğru tarafında duran Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum. Sevgili kardeşlerim, bakın çok tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bunu unutmayın. Asrın hukuksuzluğun yaşandığı bir davadayız. Bu davada büyük mücadele veren benim masum arkadaşlarıma, belediye başkanlarıma ve bütün yol arkadaşlarıma, bürokratlarıma teşekkür ediyorum. Hepsinin dağ gibi yanındayım, dağ gibi. Kimsenin masumiyetine laf söyletmem. Söyleyene de en karşı, en dik duruşu ben gösteririm. Bakın; devletin başındaki zihniyet gibi, “Allah affetsin” deyip milletimden özür dileyen kişiyi, Allah affetsin diye ben de dua ediyorum ama millet affetmeyecek. Onu söyleyeyim. Sevgili çocuklar, gençler, kadınlar… Herkes… Hazır olun, en büyük coşkuyla hazır olun. Milletimiz çok büyük bir yürüyüş başlatacak. Ruhumuz… Bakın söyleyeyim. Ruhumuz, Kuvay-i Milliye ruhudur. Yolumuzdaki en büyük karakterimiz değişimdir. Bunu unutmayın. En büyük coşkuyla, büyüyerek; çocuklar, gençler, kadınlar, halkımız, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacaktır.”

ETKİN PİŞMANLIK İFADESİNİ GERİ ÇEKEN ŞAHİN SAVUNMA YAPTI

İBB Davası’nın 42’inci gününde sürüyor. Kurban Bayramı tatili nedeniyle verilen 10 günlük aradan sonra görülen ilk duruşmada, tutukluluk incelemesinde avukatı tarafından etkin pişmanlıktan vazgeçtiği duyurulan Vedat Şahin savunma yaptı.

Davada tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma 10.15’de başladı. Etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Vedat Şahin savunmasını gerçekleştirdi.

2008’de şirketi devraldığını ve tüm iş hayatı boyunca Kültür A.Ş.’den yalnızca 3 alt ihale aldığını ifade eden Şahin, yaptığı işlemlerin resmi olduğunu, aldığı ihalede teminat mektubu sunduğunu belirtti ve “Kamuyu nasıl zarara uğrattım?” diye sordu. Şahin, AKP’li belediyelerle de iş yaptığını sözlerine ekledi.

2020 yılının sonlarına doğru Kültür A.Ş.’den arandıklarını, ihaleye teklif verdiklerini ancak fiyatın yüksek bulunması sebebiyle alamadıklarını söyleyen Şahin, hayatında ilk defa emniyet ve savcılık süreci yaşadığını ifade etti.

“ZİYARET EDEN KİŞİLER ŞÖYLE DEMEZSEN ÇIKAMAZSIN DEDİLER”

Şahin, kendisine yöneltilen itirafçılık teklifini şu sözlerle anlattı:

“Ziyaret eden kişiler şöyle demezsen çıkamazsın dediler. Eşimin tutuklanacağını söyleyen avukatlar geliyordu. Savcılık ifadesinde söylemediğim bazı ifadelerin yazıldığını gördüm.”

Herhangi bir partiye üyeliği olmadığını, iddianamede yöneticisi olarak gösterilen Murat Ongun’la merhabalaşmanın ötesinde bir diyaloğu bulunmadığını söyleyen Şahin, “14 aydır tutukluyum. İtirafçıların zorlama beyanları dışında hakkında delil yoktur. Ailem mağdur, şahsi hesabım ve maaş hesabım üzerindeki blokenin kaldırılmasını ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

ADLİYEDE BASKI İDDİALARI VE YÖNLENDİRİLMİŞ İFADELER

Şahin’in savunmasının sona ermesinin ardından hakim ve savcı sorgusu başladı. Mahkeme başkanı, “Etkin pişmanlık ifadelerinizle ilgili sizi kim yönlendirdi?” diye sordu. Şahin, “Belli başlı avukatlar, İsmail Mirsad Albayrak. İlk başta kabul etmedim ama isnat edilen suçlardan sonra mantıklı düşünemedim, yönlendirmeyle ifade verdim” yanıtını verdi.

Duruşma savcısı, Şahin’e davanın tutuksuz sanıklarından Serdar Haydanlı’yla olan ilişkisini sordu. “Aramızda abi kardeş ilişkisi mevcut” diyen Şahin, eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın “Şirketim ya da şahsımla para alışverişiniz oldu mu?” sorusuna “Hayır” cevabını verdi. Şahin, mahkeme başkanının “Avukat yönlendirdi dediniz. İkinci etkin pişmanlık ifadenizi avukatsız vermişsiniz” sözlerine “Avukat katılmadı ama onun yönlendirmesi ve desteğiyle ifademi verdim” diyerek karşılık verdi.

Avukat Muhittin Arık, müvekkilinin 2022 yılına kadar Kültür A.Ş. ile çalışmadığını, dosyaya sunulan MASAK raporunda yalnızca Vedat Şahin’in mal varlığını gördüğünü ifade etti. “Evini suç tarihinden 7 yıl önce almış. Cari ekstrelerinde faturalar kayıtlı” diyen Arık, “Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için bir suç olması ve suçun tamamlanmış olması lazım” tespitinde bulundu.

“MÜVEKKİLİM EŞİYLE TEHDİT EDİLDİ”

Çağlayan Adliyesi’nde 7. kata avukatların girememesinin ruhsal bir baskı yarattığını söyleyen Arık, “Bu, olağanmış gibi davranılmaktadır. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin her katına ulaşabiliyorduk. Hiçbir şekilde yargıya müdahale olmuyordu. İddia makamının sanığın suçlu olduğunu ispat etme görevi vardır” diye konuştu.

Avukat Arık ayrıca duruşmadaki en çarpıcı iddiayı doğrulayarak, “Müvekkilim eşiyle tehdit edildi. Ben buna şahidim. Murat Kapki de eşiyle tehdit edildiğini söylemişti” dedi.

“Şüpheden sanık yararlanır ilkesini ben bu dosyada görmüyorum. İddianameyi tanık beyanlarıyla süslüyoruz” eleştirisinde bulunan avukat Arık, örgüt üyeliği suçlamasının çatı olduğunu, bu ortadan kalktığında diğer suçlamalarının da anlamsızlaşacağını belirtti.

Arık, müvekkili Vedat Şahin’in suçlandığı eylemlere yönelik bir delil olması halinde verilecek cezayı fazlasıyla çektiğini vurgulayarak, “15 ay tutukluluk hak ihlalidir. Tahliyesini talep ederim” dedi.

Author: Yusuf Arslan