Atmosfere karışan bu ince tozlar, rüzgar sistemleri sayesinde binlerce kilometre yol kat ederek Türkiye’ye kadar ulaşabiliyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Toros, bu olayın doğanın olağan döngülerinden biri olduğunu belirtiyor. Özellikle çöl bölgelerinde artan sıcaklıkla birlikte yükselen toz parçacıkları, güçlü hava akımlarıyla geniş coğrafyalara taşınıyor.
Bu süreçte tozlar atmosferin farklı katmanlarında bulunabildiği için her zaman yoğun şekilde hissedilmeyebiliyor. Gün doğumu ve gün batımında gökyüzünde beliren sarı ve kızıl tonlar, bu taşınımın en belirgin işaretleri arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre İstanbul’da etkisini birkaç gün sürdürecek olan çöl tozu, hafta sonuna doğru zayıflayarak diğer bölgelere yayılacak. Bu süreçte araçların ve açık yüzeylerin üzerinde ince bir toz tabakası oluşması da bekleniyor.
SOLUNUM YOLU RAHATSIZLIĞI BULUNANLAR İÇİN RİSK BÜYÜK
İstanbul Aydın Üniversitesi’nden meteoroloji mühendisi Güven Özdemir ise bu doğa olayının sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Havadaki partikül miktarının artması, özellikle solunum yolu rahatsızlığı bulunan bireyler için risk oluşturabiliyor.
Astım ve KOAH hastalarının yanı sıra yaşlılar ve çocukların daha temkinli olması gerektiğini belirten Özdemir, çöl tozlarının migreni tetikleyebileceğini, gözlerde irritasyona ve alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle mümkün olduğunca uzun süre dışarıda kalınmaması öneriliyor.
Öte yandan çöl tozlarının yalnızca olumsuz etkileri bulunmuyor. Sahra’dan gelen bu tozlar, fosfor ve demir gibi mineraller bakımından oldukça zengin. Bu özellikleri sayesinde özellikle bahar aylarında bitkiler için doğal bir gübre işlevi görüyor.
Boğaziçi Üniversitesi’nden meteoroloji mühendisi Adil Tek de toz taşınımının Türkiye genelinde farklı bölgelerde etkili olacağını belirtiyor. Özellikle İç Anadolu, Ege’nin iç kesimleri ve Akdeniz’de daha yoğun hissedilmesi beklenen bu olayda, yağış görülmediği için tozların daha çok havada asılı şekilde kalacağı öngörülüyor.
Uzmanlar, bu süreçte maske kullanımı ve hava kalitesi verilerinin düzenli takibini öneriyor.