Marmara Denizi’nde beklenen büyük İstanbul depremine dair tartışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan ezber bozan bir analiz geldi.
“Ana Marmara Fayı: Büyük Deprem Paradigmasına Alternatif Bir Bakış” başlığıyla değerlendirmelerini paylaşan Bektaş, kırılamayan segmentlerden enerji sönümlenmesine kadar 6 farklı noktada kritik tespitlerde bulundu.

İSTANBUL’UN KORKTUĞU BÜYÜK DEPREMİN ALTERNATİFLERİNİ AÇIKLADI
Prof. Dr. Osman Bektaş, beklenen büyük deprem senaryolarına yönelik teknik veriler ışığında şu 6 alternatifi sıraladı:
- Kısmi Sürünme (Creep): Marmara Denizi’nin oluşumuna neden olan jeolojik süreçler, yer kabuğunun mekanik yapısını değiştirmiş olabilir. Bu durum, bazı fay segmentlerinde enerjinin büyük bir kırılma yerine “creep” denilen sürünme yoluyla ve daha küçük depremlerle boşalmasına yol açabilir.
- Parçalı Kırılma Riski: Tekirdağ, Orta Marmara, Kumburgaz ve Çınarcık çukurları arasındaki segment sınırları, deprem kırılmasının tek seferde devasa bir alana yayılmasını zorlaştırabilir. Bu da çok büyük (megathrust) deprem olasılığını azaltan bir unsurdur.
- Enerji Sönümlenmesi: Çukurlardaki kalın sediman tabakaları ve kabuğun kendine has yapısal özellikleri, olası bir depremde enerjinin bir kısmını emerek sönümleyebilir.
- Tarihsel Veri Belirsizliği: Geçmişteki büyük İstanbul depremlerinin büyüklük tahminleri; dönemin zayıf zemin koşulları, binaların dayanıksızlığı ve rezonans etkileri nedeniyle belirsizlik içermektedir. Bazı tarihsel veriler bu yönüyle yeniden değerlendirmeye muhtaçtır.

İSTANBUL DEPREMİ “DOĞAL DENEYDİ” DİYEREK UYARDI
- Doğu Kesimine Dikkat: 1912 Şarköy-Mürefte depreminden bu yana batıdan doğuya bir stres aktarımı ve deprem göçü gözlenmektedir. Bu durum Marmara’nın doğu kesimlerinin daha yakından izlenmesini gerekli kılmaktadır.
- Doğal Deney Olarak Silivri: 2025 yılında yaşanan Silivri merkezli M6,2 büyüklüğündeki deprem, Marmara Fayı’nın karakterini anlamak açısından “önemli bir doğal deney” niteliği taşımaktadır ve gelecek senaryolara ışık tutmaktadır.

İZMİT FAYI MI DAHA YIKICI MARMARA FAYI MI? 6 SENARYODAN ORTAYA ÇIKTI
Prof. Dr. Bektaş, İstanbul için en kritik sorunun sadece depremin büyüklüğü değil, sarsıntının karakteri olduğunu vurguladı.

İzmit Fayı ile Marmara Fayı’nı kıyaslayan Bektaş, karakter farklarını şu şekilde açıkladı:
“İzmit Fayı daha sert ve yüksek frekanslı, kısa süreli ama yıkıcı sarsıntılar üretebilir. Marmara fayları ise yüksek ısı akısı, kalın sediman havzaları ve daha zayıf kilitlenme nedeniyle daha uzun süreli ve düşük frekanslı sarsıntılar üretebilir.”
Bektaş, her iki bölgede de deprem büyüklüğü aynı olsa dahi, fay hatlarının yapısal farklarından dolayı binalar üzerindeki yıkıcılık etkilerinin değişkenlik gösterebileceği uyarısı yaptı.

