İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Çorum’da parti teşkilatıyla bir araya geldi. Türkiye’nin ekonomik sıkıntılarının geçici bir kriz değil, iktidarın ekonomi politikalarının sonucu olduğunu vurgulayan Poyraz, şunları söyledi:
“8 yıldır ekonomik krizdeyiz. 8 yıl devam eden şeyin adı ekonomik kriz değildir, bu düpedüz iktidar partisi ve ortaklarının ekonomi politikasıdır. Ne oldu bu ekonomi politikası sonucunda? Korku, muhtaçlık, mağduriyet ve vazgeçmişlik. 16 milyon emeklimiz var, hayatta kalmaya çalışıyorlar. Antalya’ya gittiğimde belli yaş üstünde yabancı turistler eşleriyle birlikte, Antalya’daki otellerdeler, 5 yıldızlı otellerdeler. İkinci baharlarını yaşıyorlar. Benim ikinci bahar yaşaması gereken emeklim, evde kombiyi kısmakla uğraşıyor. Üzerine giydiği kazağın içine içlik, üzerine de bir hırka giymekle uğraşıyor. Niye? Kombiyi kısacak. İkinci baharını yaşaması gerekirken.
Devletle vatandaş arasında bir akit vardır. Devlet vatandaşını korur, kollar. Zor gününde yanında olur, birlikte olur. Vatandaşın iki sorumluluğu vardır. Bir tanesi devletine sadakat yükümlülüğüdür. Diğeri vergi yükümlülüğüdür. Doğrudan dolaylı her şeyi ödüyor musunuz? Vergi ödüyorsunuz. Bunun karşılığında devletiniz size huzur içinde bir ülkeyi vaat ve vaadini de gerçekleştirme sorumluluğu içerisindedir. Türkiye panoraması yapalım, bu iktidar dönemine ilişkin. İnsanların evlatları doğdu. Hastanelerde yeni doğan çeteleri tarafından katledildi. Aktimiz vardı değil mi bizim? Yeni doğmuş bebeğimi emanet ettim, katlettiler. Aktimiz gereği, evladımı okula gönderdim. Kurşunlara hedef oldu.
“ÇOCUKLARI CEMAATLERE, TARİKATLARA PEŞKEŞ ÇEKTİLER”
Yıllarca emek verdiğiniz gencecik çocuklarını yurtlara gönderdiler, yurtların bozuk asansörlerinde öldüler. Harp akademilerine, polis akademilerine, devletine hizmet etsin, gerekirse bu vatan uğruna şehit olsun diye büyütüp gönderdikleri çocuklarını gidip cemaatlere, tarikatlara peşkeş çektiler. Şimdi o çocukların hepsi cezaevinde, bir nesil yok oldu. Suçlu, suçsuz ona ayırt etmeden. Yıllarca prim ödediler, emekli oldular, hayatlarının ikinci baharında sürünmek ile yaşamak arasında bir hatta saklanıyorlar emekliler. Devletle vatandaş arasındaki bu akitte bütün bunların ihlali hangi dönemde oldu? Bu iktidar ve bu iktidarın ittifakları döneminde oldu”