Avrupa otomotiv pazarının dar sokaklarına ve ekonomik arayışlarına çözüm olarak doğan küçük performans otomobilleri, elektrik dönüşümüyle birlikte kabuk değiştiriyor. Büyük motorlu ve geniş gövdeli Amerikan araçlarının aksine, hafif ve kıvrak yapılarıyla yarım asırdır asfaltı ağlatan bu sınıfta dengeler tamamen değişti
. Alman üretici Volkswagen, geçmişin mirasını bataryalı sistemlerle buluşturarak performans tutkunlarına tamamen yeni bir alternatif sunuyor.Elektrikli performans serisinde şimdiye kadar “GTX” ismini kullanan marka, radikal bir kararla köklü mirasına geri döndü. Sektörde heyecan yaratan bu yeni model, alışılagelmiş hatchback hatlarını korurken ID
. Polo GTI ismiyle yollara çıkmaya hazırlanıyor.Otomobil, tıpkı 1976 yılında yollara çıkan ilk atası gibi gücünü ön tekerleklere aktaracak bir altyapı mimarisiyle şekillendi. Mühendisler, araca entegre ettikleri motor sayesinde tam 222 beygirlik bir güç üretmeyi başardı. Bu veri, ilk jenerasyonun sunduğu gücün tam iki katına denk geliyor
. Taban bölümünde yer alan 52 kilovat saatlik batarya bloku, tek bir dolumla kullanıcısına 424 kilometrelik bir menzil vadediyor. Modern çağın hız gereksinimlerini de unutmayan üretici, 24 dakikalık hızlı şarj desteğiyle bataryayı doldurma imkanı tanıyor.Performans verilerine bakıldığında aracın sıfırdan saatte 100 kilometre hıza ulaşması sadece 6.8 saniye sürüyor
. Ancak bataryaların getirdiği ek yük nedeniyle otomobilin toplam ağırlığı 1.540 kilogram seviyesine ulaşmış durumda. Bu ağırlık, 70’li ve 90’lı yılların tüy sıklet hatchback modelleriyle kıyaslandığında oldukça yüksek.Kareli koltuklar ve dijital nostaljiDış tasarımda aerodinamik detaylar ön plana çıkarken, 19 inç büyüklüğündeki jantlar ve bal peteği formundaki hava girişleri sportif karakteri destekliyor
. Gövdedeki ikonik kırmızı şeritler ve arka tavan spoyleri ise geçmişe selam gönderiyor.İç mekana geçildiğinde ise nostaljik ögelerin modern teknolojiyle harmanlandığını görüyoruz. Spor koltuklarda kullanılan geleneksel kareli GTI kumaş deseni, markanın hayranlarını eski günlere götürmeyi hedefliyor. Tasarım ekibi, kokpitteki 10.25 inçlik dijital gösterge panelini bile ilk jenerasyon modelin kadranlarını taklit edecek şekilde yazılımla şekillendirilmiş.Avrupa pazarında yaklaşık 39 bin avroluk bir fiyatlandırma ile alıcı bekleyecek olan bu kompakt modelin okyanusun ötesine geçmesi beklenmiyor
. Amerika’daki tüketici alışkanlıkları ve uzun mesafe talepleri, bu kararın arkasındaki en büyük etken durumunda. Oradaki test standartlarına göre hesaplandığında menzilin 321 kilometrenin altına gerileme riski, geniş coğrafyadaki rakiplerinin gerisinde kalmasına yol açıyor.