Lezzetli mi ölümcül mü? Mantarların bilinmeyen yüzü

Türkiye’de mantar alanındaki en önemli isimlerden biri olan Jilber Barutçiyan; “Türkiye’nin Mantarları-1” ve “Makro Mantarlar” gibi eserleriyle bu alanda temel başvuru kaynaklarını oluşturmuş bir araştırmacı. 30 yılı aşkın saha deneyimiyle hem bilimsel hem de popüler literatüre önemli katkılar sunan Barutçiyan, şimdi de Neo Skola için hazırladığı “Lezzetli, Ölümcül, Şaşırtıcı: Mantarların Dünyası” eğitimiyle bilgi birikimini daha geniş kitlelerle buluşturuyor.

Barutçiyan’a göre mantar toplamak, zamanla basit bir hobiden çok daha fazlasına dönüşen güçlü bir tutku. Yağmur beklentisiyle gökyüzünü takip eden, meteoroloji raporlarını inceleyen ve doğayla sürekli temas halinde yaşayan mantar meraklılarının dünyasını anlatırken, bu ilgiyi şöyle tarif ediyor:

Sezon yaklaşınca başlayan heyecan, sepet hazırlıkları, orman planları ve doğa sohbetleriyle büyür.

Yağmurun ardından ormanlar sıradan ziyaretçilere değil, mantar avcılarına kalır. Gözler çoğu zaman yerde, sohbetler ise ikinci planda; çünkü değerli bir tür bulunduğunda her şey durabilir. Bu dünya, dışarıdan bakıldığında bir hobi gibi görünse de içine girildiğinde vazgeçilmesi zor bir alışkanlığa dönüşür.

Barutçiyan bu yolculuğa başlamayı düşünenleri uyararak amatör mantar toplayıcılığının zamanla güçlü bir bağımlılığa dönüşebileceğini özellikle vurguluyor.

Türkiye’de mantara ilginin görece yeni olduğunu belirten Barutçiyan, buna karşın ülkenin mantar çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafya olduğunu ifade ediyor. Avrupa ve Asya’nın birçok bölgesinde mantarlar uzun süredir hem gastronomide hem de bilimsel araştırmalarda önemli bir yer tutarken, Türkiye’deki doğal çeşitlilik bu alan için büyük bir potansiyel sunuyor.

Dünya mutfaklarında değer gören birçok türün Türkiye’de de doğal olarak bulunması bu zenginliğin en önemli göstergelerinden biri.

Ülkede yaklaşık 30 bin civarında mantar türü bulunduğu tahmin edilirken, bunların yalnızca küçük bir bölümü yenilebilir nitelikte. Geri kalan büyük çoğunluk ise zehirli, ölümcül ya da tüketim için uygun olmayan türlerden oluşur. Bu türler de ekosistem, bilimsel araştırmalar ve doğanın dengesi açısından büyük önem taşıyor.

Barutçiyan, özellikle amatör mantar toplayıcılarına kritik bir uyarıda bulunuyor. Tanımadığınız türleri bilmeden doğaya çıkmak ciddi riskler taşır. Çünkü doğada birbirine çok benzeyen

yenilebilir ve zehirli türler yan yana bulunabilir ve küçük bir hata büyük sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle öncelik her zaman en tehlikeli türleri tanımayı öğrenmek olmalı.

Kendi favori mantarlarına dair sorulara ise tek bir tür üzerinden değil, bütünsel bir bakışla yaklaşır. Avrupa’da uzun süre arayıp bulamadığı bazı türleri Türkiye’de keşfetmenin kendisi için büyük bir heyecan olduğunu belirtir.

Ayrıca yeni türleri tespit etmek, fotoğraflamak ve bilim dünyasına kazandırmak onun çalışmalarının en motive edici kısmı.

Author: Yusuf Arslan