Çocukluk çağının en korkulan hastalıklarından biri olan menenjit, beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanmasıyla ortaya çıkan ve hayati tehlike arz eden bir tablo olarak biliniyor. Uzm. Dr. Filiz Özdemir, ebeveynlerin çocuklarda görülen belirtileri sıradan bir soğuk algınlığıyla karıştırabildiğini, ancak menenjitte erken müdahalenin hayati önem taşıdığını ifade etti.
“HER DAKİKA KRİTİK”
Menenjitin bakteriyel ve viral olmak üzere iki formda görüldüğünü belirten Dr. Özdemir, bakteriyel menenjitin son derece hızlı ilerlediğine dikkat çekti:
“Viral menenjit daha hafif seyretse de bakteriyel form kalıcı hasar bırakabilir. Bu iki türü ailelerin ayırt etmesi imkansızdır. Ateş, baş ağrısı ve ense sertliği bir arada görüldüğünde vakit kaybetmeden acile başvurulmalıdır. Bu belirtileri olan bir çocuk için her dakika kritiktir.”
5 YAŞ ALTI VE YENİDOĞAN DÖNEMİNE DİKKAT!
Bağışıklık sistemi henüz gelişmeyen 5 yaş altı çocukların en büyük risk grubunda olduğunu hatırlatan Özdemir, kreş ve okul gibi kalabalık ortamların bulaş riskini artırdığını söyledi.
BEBEKLERDE BELİRTİLER FARKLI OLABİLİR
Büyük çocukların aksine bebeklerde teşhisin daha zor olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Özdemir, şu kritik uyarılarda bulundu:
Bıngıldak Şişmesi: Bebeklerde kafa üzerindeki yumuşak bölgenin şişkin durması.
Tiz Ağlama: Kesik kesik ve normalden farklı, tiz bir sesle ağlama.
Huzursuzluk: Aşırı uyku hali (uyuşukluk) veya dokunulduğunda bile artan huzursuzluk.
Mor Lekeler: Vücutta beliren küçük kırmızı-mor lekeler bakteriyel menenjitin en tehlikeli formuna işaret edebilir.
EN ETKİLİ SİLAH: AŞILAMA
Tedavide gecikmenin işitme kaybı, felç ve öğrenme güçlüğü gibi kalıcı sonuçlar doğurabileceğini belirten Özdemir, en etkili korunma yönteminin aşı olduğunu vurguladı. Hib, pnömokok ve meningokok aşılarının menenjite karşı güçlü bir kalkan oluşturduğunu belirten Özdemir, rutin aşı takviminin aksatılmaması gerektiğini hatırlattı.