NASA devasa Ay üssü planını açıkladı: Yeni bir çağ başlıyor

NASA, Artemis programı kapsamında Ay’ın güney kutbunda kurmayı planladığı kalıcı insanlı üs için şimdiye kadarki en kapsamlı vizyonunu paylaştı. Kurumun açıklamalarına göre inşa edilmesi planlanan Ay üssü (Moon Base), birkaç yapıdan oluşan küçük bir araştırma noktası yerine farklı sistemlerin, habitatların, enerji altyapılarının ve keşif araçlarının bulunduğu yüzlerce kilometrekarelik devasa bir yerleşim alanına dönüşecek.

Ay’ın güney kutbu stratejik merkez olacak

NASA’nın Washington’daki merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Ay Üssü Programı yöneticisi Carlos Garcia-Galan, kurumun hedefinin Ay’da uzun vadeli ve sürdürülebilir insan varlığı oluşturmak olduğunu söyledi. Garcia-Galan’a göre planlanan yapı, zaman içinde büyüyen bir şehir mantığıyla şekillenecek.

NASA’nın üs için Ay’ın güney kutbunu seçmesinin temel nedeni, bölgede bulunduğu düşünülen büyük miktardaki su buzu rezervleri. Bilim insanları, milyarlarca yıldır güneş ışığı almayan krater tabanlarında önemli miktarda buz biriktiğine inanıyor. Bu kaynak gelecekte içme suyu, oksijen üretimi ve roket yakıtı gibi kritik ihtiyaçlar için kullanılabilecek.

NASA yetkilileri, başlangıçta bu kadar geniş ölçekli bir üs hedeflenmediğini ancak planlanan sistemler bir araya getirildikçe alan ihtiyacının doğal biçimde büyüdüğünü belirtti.

Öte yandan Ay yüzeyindeki coğrafi koşulların yerleşim planını doğrudan etkilediği bildiriliyor. Aktarılanlara göre yaşam alanlarının güneş ışığını daha fazla alabilen yüksek bölgelerde kurulması gerekiyor. Buna karşılık nükleer enerji sistemlerinin radyasyon güvenliği nedeniyle habitatlardan en az 1,6 kilometre uzağa yerleştirilmesi planlanıyor. Tüm bu unsurlar birleştiğinde ortaya küçük bir üs yerine şehir benzeri geniş bir yapı çıkıyor.

Ay yüzeyini zıplayan dronlar haritalayacak

NASA, Ay’ın güney kutbu hakkında hala yeterli bilgiye sahip olmadığını da kabul ediyor. Bu nedenle kurum, üs inşası başlamadan önce bölgenin ayrıntılı biçimde incelenmesi için yeni nesil keşif araçlarını devreye alacak.

Bu kapsamda geliştirilen MoonFall isimli küçük robotik araçlar, Ay yüzeyinde zıplayarak hareket edecek. NASA’nın açıklamasına göre ilk MoonFall filosu üç veya dört araçtan oluşacak ve 2028 yılında Firefly Aerospace tarafından geliştirilen bir iniş aracıyla Ay’a gönderilecek. Firefly’ın bu görev için NASA’dan 75 milyon dolarlık sözleşme aldığı açıklandı.

Bu araçlar aynı zamanda gelecekte kurulacak Ay üssünün sınırlarını belirlemek için de kullanılabilecek. NASA, bilimsel açıdan kritik bölgelerin ve gelecekte yapılaşma planlanan alanların işaretlenmesinde bu robotlardan yararlanmayı düşünüyor.

Çin’in varlığı süreci hızlandırıyor

Ay’da kalıcı üs kurma yarışı yalnızca ABD ile sınırlı değil. Çin de önümüzdeki yıllarda Ay’da kendi yerleşimini oluşturmayı hedefliyor ve ilk Çinli astronotların 2030 civarında Ay’a iniş yapması planlanıyor.

Basın toplantısında konuşan NASA Yöneticisi Jared Isaacman, ABD’nin Ay’daki kritik bölgelere ilk ulaşan taraf olmak istediğini açık şekilde dile getirdi. Isaacman, Ay yüzeyindeki önemli alanların keşfedilmesinin büyük önem taşıdığını söylerken aynı zamanda Dış Uzay Antlaşması kapsamında diğer ülkelerin faaliyetlerine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak ABD’nin de benzer yaklaşımı diğer ülkelerden beklediğini ifade etti.

Mevcut uzay anlaşmaları bazı kurallara sahip olsa da “ilk gelen her şeyi alır” sürecinin Ay’da işlemesi bekleniyor.

Yeni nesil Ay araçları geliyor

NASA’nın etkinlikte yaptığı en önemli duyurulardan biri de yeni Ay araçları için verilen sözleşmeler oldu. Kurum, Artemis astronotlarının Ay yüzeyinde kullanacağı büyük keşif araçları için iki şirkete görev verdi. Astrolab şirketi 219 milyon dolar, Lunar Outpost ise 220 milyon dolar değerinde sözleşme aldı.

Lunar Terrain Vehicle (LTV) adı verilen bu araçlar klasik Ay araçlarından çok daha gelişmiş olacak. Araçlar astronotlar tarafından kullanılabileceği gibi tamamen otonom şekilde de görev yapabilecek.

NASA’nın hedefi Artemis 4 görevi Ay’ın güney kutbuna ulaşmadan önce en az bir LTV’nin Ay yüzeyinde aktif olması.

Blue Origin de sürecin merkezinde

NASA ayrıca her iki LTV aracının da Blue Origin tarafından geliştirilen Blue Moon iniş sistemiyle Ay’a taşınacağını açıkladı. Bu sözleşmelerin her biri 234 milyon dolar değerinde.

Blue Origin aynı zamanda insanlı Blue Moon versiyonu üzerinde de çalışıyor. Şirketin sistemi, SpaceX’in Starship aracıyla birlikte Artemis 3 ve Artemis 4 görevlerinde kullanılabilecek adaylar arasında yer alıyor.

NASA’nın mevcut planına göre Artemis 3 görevi 2027’nin ortasında fırlatılacak. Görev kapsamında Orion kapsülü ile özel sektör tarafından geliştirilen insanlı Ay iniş araçları arasında Dünya yörüngesinde kenetlenme testi gerçekleştirilecek.

Ay üssü üç aşamada inşa edilecek

NASA, Ay üssü programını üç temel aşamaya ayırmış durumda. İlk aşama 2029 yılına kadar sürecek ve bu dönemde Ay yüzeyine güvenilir erişim sağlanmasıyla birlikte ayrıntılı keşif çalışmaları yürütülecek.

2029-2032 arasını kapsayan ikinci aşamada üssün ilk operasyonel altyapısı kurulacak. 2032 sonrası dönemi kapsayan üçüncü aşamada ise Ay’da yarı kalıcı insan varlığı hedefleniyor.

NASA Yöneticisi Jared Isaacman, Ay üssünü “insanlığın ve ABD’nin başka bir gök cismindeki ilk ileri karakolu” olarak tanımladı. Isaacman’a göre gerçekleştirilecek her insanlı ve insansız görev Ay’da yaşamayı öğrenme sürecinin önemli bir parçası olacak.

NASA bugüne kadar iki Artemis görevini tamamladı. Artemis 1 görevi kapsamında insansız Orion kapsülü 2022 yılında Ay yörüngesine gönderilmişti. Artemis 2 görevi ise geçtiğimiz ay dört astronotu Ay çevresinde taşıyarak başarıyla tamamlandı.

Author: Yusuf Arslan