Osman Müftüoğlu’ndan Kurban Bayramı için altın tavsiyeler! ‘Mideyi şişirmeyin’

Uzun süredir stres, hız ve sürekli yetişme telaşı içinde yaşayan insanların en büyük sorunlarından birinin bedenin hiç dinlenme moduna geçemesi olduğunu söyleyen Müftüoğlu, bayram sabahlarının bu açıdan çok değerli olduğunu aktardı. Sakin kahvaltılar, aileyle geçirilen zaman ve acele etmeden yapılan sohbetlerin sinir sistemi üzerinde düşündüğümüzden daha güçlü etkiler bıraktığını belirtti.

Bayram ziyaretlerinin yalnızca geleneksel bir görev olmadığını belirten Müftüoğlu, özellikle yaşlı bireyler açısından bir telefon aramasının bile çok büyük anlam taşıdığını aktardı. Son yıllarda sosyal izolasyon üzerine yapılan çalışmalarda yalnızlığın fiziksel sağlık üzerinde ciddi etkiler oluşturabildiği konuşuluyor.

Bayramların bir diğer önemli yönü de geçmişle kurulan bağlar olarak öne çıkıyor. Müftüoğlu, kaybettiklerimizi anmanın insan ruhuna iyi geldiğini belirtti. Bastırılan duyguların zaman içinde büyüyebildiğini söyleyen uzman isim, sevilen kişileri anmanın psikolojik dengeyi desteklediğini ifade etti. Bu nedenle birçok kişi mezarlık ziyaretlerinden sonra açıklayamadığı bir huzur hissi yaşadığını dile getiriyor.

Bir başka dikkat çeken konu ise affetmenin beden üzerindeki etkileri oldu. Osman Müftüoğlu, uzun süre taşınan öfke ve kırgınlığın yalnızca ruhsal değil fiziksel yük de oluşturduğunu söyledi. Stres hormonlarının artmasının uyku düzeninden tansiyona kadar birçok sistemi etkileyebildiğini belirtti. Bayramlarda sık duyulan “küs kalınmaz” sözünün aslında düşündüğümüzden daha derin bir anlam taşıdığını ifade etti.

Çocuklarla ilgili yaptığı değerlendirme de dikkat çekti. Müftüoğlu, çocukların sadece yaşanan olayları değil hissettikleri duyguları da hafızalarına kaydettiklerini aktardı. Bayram sabahındaki heyecan, aile sıcaklığı ve birlikte geçirilen zamanın çocukların gelecekteki psikolojik dayanıklılığını etkileyebileceğini söyledi. Oyuncakların unutulabileceğini ancak hissedilen güven duygusunun yıllarca hafızada kalabileceğini vurguladı.

Sarılmanın bile bilimsel karşılığı olduğunu söyleyen Müftüoğlu, samimi fiziksel temasın vücutta bazı olumlu değişiklikler oluşturabildiğini belirtti. Son yıllarda yapılan araştırmalarda sıcak temasın stres seviyelerini azaltabildiği ve güven hissini artırabildiği üzerinde duruluyor. Bu nedenle içten bir sarılmanın bazen düşünüldüğünden çok daha güçlü etkiler bırakabildiğini ifade etti.

Bayram sofraları konusunda da önemli uyarılar geldi. Kurban Bayramı sonrasında hastanelerin acil servislerinde aşırı yemek tüketimine bağlı şikayetlerin arttığını aktaran Müftüoğlu, özellikle ağır et yemekleri, şekerli tatlılar ve kontrolsüz porsiyonlara dikkat çekti. Bayramın merkezine tüketimi değil paylaşımı koymak gerektiğini söyledi. Mideyi zorlamak yerine keyifli vakit geçirmenin daha değerli olduğunu vurguladı.

Bayramın hareket tarafını da unutmayan Osman Müftüoğlu, özellikle uzun saatler oturmanın iyi bir dinlenme yöntemi olmadığını ifade etti. Yemek sonrası yapılacak 15 ila 20 dakikalık yürüyüşlerin sindirime yardımcı olabileceğini belirtti. Hafif tempolu hareketlerin kan şekerini dengeleme konusunda destek sağlayabileceğini aktardı.

Sabahları kısa esneme hareketlerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Boyun, omuz ve sırt bölgesine yönelik hafif hareketlerin güne daha enerjik başlamaya yardımcı olabileceğini belirtti. Özellikle ileri yaş gruplarında hareket kabiliyetini korumanın büyük önem taşıyor.

Author: Yusuf Arslan