T24 Haber Merkezi
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan çıkması ardından Özgür Özel yönetimindeki parti, Yargıtay’a kararın iptali için başvurdu. Yargıtay’ın kararını ne zaman açıklayacağına tarih bilgisi AKP kulislerine yansıdı.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan çıkması ardından seçilmiş CHP lideri Özgür Özel tedbiren görevden uzaklaştırılarak yerine mahkeme kararıyla eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu getirildi. Kararın ardından Özel yönetimindeki CHP, iptal istemiyle Yargıtay’a başvurdu. Özel ve ekibi kurultay talebinde bulunurken Kılıçdaroğlu, Yargıtay’ın kararı ardından yol haritasının belirleneceğini söyledi. Özel’in çağrısı ile harekete geçen delegeler üç gün içerisinde 900 imza toplayarak kurultay için ilk adımı attı.
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Meclis’te görüştükleri bir AKP yetkilisinin Yargıtay’ın CHP’ye yönelik kararı için “Adli tatil de var. 2-3 ay sonra Eylül gibi karar verilir” ifadelerini kullandığını belirtti.
Siyasi davalara hızlı karar vermesiyle bilinen daire karar alacak
CHP’ye yönelik Yargıtay kararını, geçmişte siyasi davaları hızlı incelemesiyle bilinen Yargıtay dairesinin alacağı öğrenildi. Avukat Akın Atalay, konuya ilişkin şu paylaşımda bulundu:
“CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararını Yargıtay ne zaman karara bağlayacak? Tahminen 2-3 ay içerisinde.
Nereden biliyorum?
Çünkü, aynı konudaki (mutlak butlan) Cumhuriyet Vakfı davasında, Yargıtay’ın aynı dairesi dosyanın daireye gelişinden tam 73 gün sonrasına duruşma günü ve karar vermişti. Bunun üzerine duruşmada herkesin huzurunda daire başkanına (halen daha daire başkanıdır) sordum:
“Dairenizdeki dosya sırasına göre önünde 14-15 bin incelenecek dosya varken neden bizim dosyamızı öne aldınız, bu hızın endişelenmemizi gerektiren bir sebebi var mı?”
Şöyle cevap verdi: “
Akın bey, bu tür toplumun genelini ya da büyük bir kitleyi ilgilendiren davalarda dairemizin öncelikle inceleme yönünde bir yaklaşımı var, bu yalnızca size (Cumhuriyet gazetesine) özgü bir durum değil, mesela Galatasaray, Fenerbahçe gibi spor kulübü derneklerinin veya bir siyasi partinin genel kurullarıyla ilgili davalar için de uyguladığımız bir durumdur”
(Editör: Ceren Teke)
