Sabah 04.30’da tarlaya koşuyorlar: 34 liraya topladıkları 160 bin lira oluyor

Isparta‘da gül hasadı sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler ve mevsimlik işçiler sabah 04.30-05.00 saatlerinde bahçelere iniyor. Güneş yükselmeden toplanan çiçekler çuvallara doldurulup alım merkezlerine götürülüyor, tartılıp teslim edildikten sonra kamyonetlerle fabrikalara taşınıyor. Kazanlarda yüksek ısıda pişirilen güllerden yağ, konkret ve gül suyu elde ediliyor.

Kentte üreticilerin ortağı olduğu Gülbirlik 4 fabrikada üretim yaparken, özel sektöre ait çok sayıda tesis de gül yağı üretiyor. Elde edilen ürünler kozmetik sanayisinde kullanılmak üzere yurt dışına ihraç ediliyor.

“ÇOCUĞA BAKAR GİBİ BAKMALISIN”

20 yıldır gülcülük yapan Güneykentli üretici Hüseyin Kaya, emekli maaşının yanında ek gelir için gül yetiştirdiğini söyledi. Kaya, işin meşakkatli ama keyifli olduğunu belirterek şunları anlattı:

Çocuğa bakar gibi bakmalısın. Otunu ayıklayacaksın, ilacını, gübresini atacaksın ki sana çiçek versin. İşçi bulmak çok zor. O yüzden çok sıkıntı çekiyoruz. Ama seher vaktinde kalkıp tertemiz havada gül toplamak ayrı bir keyif.”

Kaya bu yıl 2 dekarlık bahçesinden 1,5 ila 2 ton çiçek beklediğini, bunun yaklaşık 160 bin lira gelir getireceğini ancak masraflar düşünce elde fazla bir kazanç kalmayacağını kaydetti.

GÜNLÜK KAZANÇ 700-800 LİRA

Yıllardır gül hasadında işçi çavuşluğu yapan Orhan Ayan, 15-16 kişilik ekibiyle sezon boyunca çalıştıklarını aktardı. Ayan, bu yıl kilo başına 34 lira ücret aldıklarını ve bir işçinin günde ortalama 20-25 kilo gül topladığını belirterek günlük kazancın 700 ila 800 lira arasında olduğunu söyledi.

200 YILLIK GELENEK

Isparta’da gülcülüğün geçmişi 1800’lü yıllara uzanıyor. Gülcüzade İsmail Efendi‘nin askerlik yaptığı Bulgaristan’dan getirdiği fidelerle başlayan gül tarımı, o dönemin ilkel imbik yöntemlerinden bugünün modern fabrikalarına uzanan bir geleneğe dönüştü.

Haziran sonuna kadar sürecek hasat boyunca bahçelerdeki tüm açmış çiçekler öğle saatlerine kadar toplanarak merkezlere teslim ediliyor.

(DHA)

Author: Yusuf Arslan