Son dakika: Mutlak butlan sonrası anket sonuçları! Özgür Özel ‘yokum’ derse CHP’nin oyu düşer mi?

HABER MERKEZİ- CHP’de Özgür Özel’in farklı bir siyasi yol izlemesi halinde CHP’nin oylarının eriyip erimeyeceği tartışılırken, bazı anketlerde ortaya atılan ‘CHP yüzde 3’e düşer’ iddiası dikkat çekti. Peki CHP’nin gerçekten ‘kemik’ bir seçmeni var mı? Olası bir bölünmede seçmen hangi tarafta kalır? ARE Araştırma Şirketi Başkanı Murat Karan, CNN Türk yayınında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Karan, CHP’nin yaklaşık yüzde 15’lik sadık bir seçmen tabanına sahip olduğunu belirterek, partinin yüzde 3 seviyelerine düşeceği yönündeki yorumların gerçekçi olmadığını söyledi.

Türkiye’de seçmenin yaklaşık yarısının bir siyasi partiye güçlü aidiyet duyduğunu ifade eden Karan, CHP’nin de ideolojik bağlılığı yüksek bir ‘çelik çekirdeği’ bulunduğunu kaydetti. Olası bir ayrılık durumunda Özgür Özel’in yanında yer alacak kadroların yalnızca CHP tabanından değil, merkez sağ ve merkez soldan da destek alabileceğini belirten Karan, buna rağmen CHP’nin geleneksel seçmeninin önemli bölümünün partide kalacağını savundu.

MHP-İYİ Parti ayrışmasını örnek gösteren Karan, ‘MHP çekirdek seçmenini kaybetmedi. CHP’de de benzer bir tablo oluşabilir’ ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi nedeniyle artık yalnızca partilerin değil, liderlerin ve aday profillerinin de belirleyici olduğunu vurgulayan Karan, muhalefetin temel hesabının yüzde 50+1 denklemi üzerinden şekillendiğini söyledi.

CHP’NİN SEÇMENİ SADAKATLİ Mİ?

ARE Araştırma Şirketi Başkanı Murat Karan’ın açıklamaları şöyle;

Türkiye’de yaptığımız sosyal ve siyasi araştırmalarda seçmenin siyasetle ne kadar ilgili olduğunu ve siyasi partilere olan sadakatini de sorguluyoruz. Seçmenin yaklaşık yüzde 30’u siyasetle ilgili olduğunu, yüzde 40’ı ara sıra ilgilendiğini, yüzde 30’u ise hiç ilgilenmediğini belirtiyor. Bu kesimin siyasi tartışmaları da büyük ölçüde takip etmediğini görüyoruz. Çoğunlukla ya seçimin son günlerinde sandığa gidip karar veriyorlar ya da hiç sandığa gitmiyorlar. Partilere aidiyet açısından baktığımızda ise her 100 seçmenden yaklaşık 50’si büyük bir sadakatle bir siyasi partiye bağlı olduğunu ifade ediyor.

Seçmen sadakati açısından Türkiye’de birinci parti AK Parti. Yaklaşık yüzde 23 seviyelerinde bir seçmen sadakati tespit ediyoruz. CHP’nin seçmen sadakatini ise yüzde 15 seviyelerinde takip ediyoruz. Seçmen sadakatinin en yüksek olduğu diğer iki parti ise DEM Parti ve MHP. Bu partilerde de yaklaşık yüzde 7 bandında bir seçmen, her ne yaşanırsa yaşansın partisine oy vereceğini ve partisini terk etmeyeceğini belirtiyor.

Partilerde yaşanan tartışmalar ve parti içi mücadeleler sırasında yapılan kamuoyu yoklamalarında, seçmenin henüz veri seti tam oluşmadan fikir beyan ettiğini görüyoruz. Açıkçası araştırmacı gözüyle bunları çok sağlıklı veriler olarak değerlendirmiyorum.

CHP’NİN KEMİKLEŞMİŞ OYU NE KADAR?

Böyle bir ayrılık olacaksa burada önemli iki konu başlığı var. Birincisi, Sayın Özgür Özel’le birlikte hangi siyasi kadroların yol yürüyeceği. İkincisi ise daha önemlisi; parti programının ve vaatlerinin ne olacağı. Hangi kadrolarla, neyi vaat edeceklerini görmeden yapılan yorumları erken değerlendirme olarak görüyorum.

İYİ Parti-MHP ayrışmasındaki gibi bir durum CHP ile olası yeni parti arasında yaşanır mı? İdeolojik aidiyet ve kimlik partileri açısından baktığımızda CHP ve MHP, seçmen sadakati bakımından birbirine benzer özellikler gösteriyor. Benzer bir durum 2017 yılında İYİ Parti’nin kuruluşunda da yaşanmıştı. Ancak MHP, kurumsal kimliği dediğim, “bayrak oyu” olarak tanımladığım çekirdek seçmenini kaybetmedi. Orada mitoz bölünmeden çok mayoz bölünme yaşandı. İYİ Parti ile MHP yaklaşık yüzde 10 bandında oy aldı. Bugünkü kamuoyu yoklamalarında da MHP’yi yine yüzde 8-10 bandında görmeye devam ediyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL’SİZ CHP SEÇMENİ KAYBEDER Mİ?

CHP ile ilgili de eğer böyle bir durum yaşanırsa, Özgür Özel’le birlikte ayrılacak siyasi kadroların yalnızca CHP’den değil, muhalefetteki merkez sağ seçmenden de oy alarak kendi sosyolojilerini oluşturabileceğini düşünüyorum. Ancak CHP’nin ideolojik aidiyeti yüksek, sadık seçmeninin varlığını koruyacağını düşünüyorum. Araştırmalar da CHP’nin yaklaşık yüzde 15’lik bir “çelik çekirdeğe” sahip olduğunu gösteriyor.

CHP’NİN OYU YÜZDE 3’Ü GÖRÜR MÜ?

Ben bu oranlara düşülmesini mevcut siyaset sosyolojisi açısından çok olası görmüyorum. Çünkü sonuç itibarıyla CHP, 100 yılı aşkın geçmişi olan bir siyasi parti. Ayrıca partiden ayrılabilecek kadroların da CHP’nin ideolojik temelinden ziyade daha merkezde, merkez sağ ve merkez solu kapsayacak bir yapı oluşturma ihtimali daha yüksek görünüyor. Bu nedenle CHP’nin Atatürkçü ve milliyetçi seçmeninin önemli bir bölümünün partide kalacağını düşünüyorum. Yüzde 3 gibi oranlara düşmesi bana göre oldukça afaki ve düşük ihtimalli bir senaryo.

Burada meseleyi ikiye ayırmak gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiğinden beri Türkiye’de AK Parti ve CHP siyasetin amiral gemileri konumunda. Bu partiler, yanlarına diğer siyasi partileri de alarak yüzde 50+1’i bulup cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmaya çalışıyor. Bu nedenle CHP’de yaşananlar sadece CHP’yi ilgilendirmiyor. Diğer muhalefet partilerinin seçmenleri de süreci yakından takip ediyor. Asıl mesele, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yüzde 50+1’in nasıl sağlanacağıdır. Bu denklemde artık siyasi partilerden çok cumhurbaşkanı adaylarının isimleri belirleyici oluyor.”

Author: Yusuf Arslan