Ücretsiz tatil vaadine dikkat! Devremülk dolandırıcılarının yeni oyunu ortaya çıktı

Dört mevsim tatil imkanı sunması ve her bütçeye uygun cazip fiyat seçenekleri barındırması nedeniyle devre tatil ve devremülkler, tüketiciler tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Ancak sektörde faaliyet gösteren bazı firmaların uyguladığı agresif pazarlama stratejileri ve yanıltıcı yöntemler, ciddi tüketici mağduriyetlerine yol açıyor. Son dönemde ortaya çıkan “ikinci kez satış” ve “vekaletname” tuzakları, devremülk alıcıları için büyük bir risk oluşturuyor.

İşte devremülk ve devre tatil süreçlerinde karşılaşılan dolandırıcılık yöntemleri, uygulanan cezai yaptırımlar ve tüketicilerin yasal haklarına dair tüm detaylar.

DEVREMÜLK SATIŞLARINDA “VEKALETNAME” VE “İKİNCİ KEZ SATIŞ” TUZAĞI

Tüketicilerden gelen şikayetler ve resmi kurumlara yapılan başvurular, devremülk dolandırıcılığında kullanılan yeni yöntemleri göz önüne serdi. Geçmişte devremülk satın almış olan vatandaşlar, dolandırıcıların bir numaralı hedefi haline gelmiş durumda. Sistem şu şekilde işliyor:

– Şirketler, daha önce devremülk almış kişilerle iletişime geçerek, mevcut taşınmazlarının satışı için çeşitli gerekçelerle tüketicileri ikna ediyor.

– Tüketicilerden çoğu zaman bilgileri dışında veya yanıltılarak vekaletname alınıyor. Bu vekaletnameler aracılığıyla tüketiciler adına tapu devirleri yapılıyor ve “devre tatil” adı altında başka bağımsız bölümlerin satışı gerçekleştiriliyor.

– Olayı fark eden tüketiciler, ödemelerini iade almak ve tapu işlemlerini iptal etmek için şirketle iletişime geçtiğinde aynı tuzak tekrar kuruluyor. İşlemlerin iptal edileceği vaadiyle tüketicilere yeni senetler imzalatılıyor, ek ödemeler alınıyor ve tüketiciye ikinci kez satış yapılarak mağduriyet katlanıyor.

MİLYONLARCA LİRALIK İDARİ PARA CEZASI UYGULANDI

Sektördeki bu pazarlama ve satış faaliyetlerine yönelik yürütülen incelemeler neticesinde geniş çaplı idari ve hukuki süreçler başlatıldı. 2023 yılından bugüne kadar elde edilen resmi denetim verileri şu şekildedir:

– 21 firma hakkında hazırlanan 25 ayrı soruşturma raporu Cumhuriyet Başsavcılıklarına sevk edildi.

– 62 firma üzerinde yürütülen denetimler sonucunda toplamda 352 milyon liranın üzerinde idari para cezası kesildi.

– 3 firma hakkındaki resmi denetim ve inceleme süreçleri ise halen devam ediyor.

“ÜCRETSİZ TATİL KAZANDINIZ” VAADİNE KARŞI DİKKATLİ OLUN

Devre tatil sektöründeki en yaygın yanıltıcı pazarlama taktiklerinin başında “ücretsiz tatil” vaadi geliyor. Tüketiciler, hediye tatil kazandıkları söylenerek tesislere davet ediliyor. Tesise giden vatandaşlar, burada son derece agresif satış ve pazarlama faaliyetlerine maruz bırakılarak sözleşme imzalamaya ikna ediliyor. Bu tarz davetler alan tüketicilerin, tesise gittiklerinde aslında bir tanıtım ve satış organizasyonunun içine gireceklerinin bilincinde olması büyük önem taşıyor.

İMZA ATMADAN ÖNCE BELGELERE DİKKAT EDİLMELİ

İletişime geçilen ve tesislere davet edilen tüketicilerin, önüne konulan evraklar konusunda son derece dikkatli olması gerekiyor. Tüketiciler;

Bilgi ve belgeleri,

Sözleşme maddelerini,

Senetleri,

Özellikle vekaletnameleri detaylıca okumalıdır.

İmza atılan belgelerin içeriğinin, sözlü olarak vadedilen hususlarla birebir uyumlu olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

DEVREMÜLK VE DEVRE TATİL ALIMINDA TÜKETİCİ HAKLARI NELERDİR?

Sözleşme aşamasında ve sonrasında tüketicileri koruyan yasal düzenlemeler bulunmaktadır. Tüm haklar ve dikkat edilmesi gereken kurallar şunlardır:

1. Ön Bilgilendirme Formu Zorunluluğu

Firmalar, satış işleminden en az bir gün önce, sözleşmeye dair tüm önemli detayları ve hususları içeren bir ön bilgilendirme formunu tüketiciye vermekle yükümlüdür.

2. Şartsız ve Ceza Ödemeksizin 14 Günlük Cayma Hakkı

Tüketiciler, devre tatil sözleşmesini imzaladıkları tarihten itibaren 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermek zorunda kalmadan ve herhangi bir cezai şart (cayma bedeli vb.) ödemeden sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.

Tapu devri içeren sözleşmeler: Eğer sözleşme tapu devri vadediyorsa, cayma bildirimi mutlaka noter aracılığıyla yapılmalıdır.

Kullanım hakkı (şahsi hak) içeren sözleşmeler: Sadece kullanım hakkının devrini içeren sözleşmelerde, cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin yazılı olarak yapılması yasal olarak yeterlidir.

3. Cayma Süresi Dolmadan Ödeme ve Senet Talep Edilemez

Yasalar gereği, 14 günlük cayma süresi dolmadan tüketiciden hiçbir isim altında ödeme talep edilemez. Ayrıca tüketiciyi borç altına sokan senet ve benzeri hiçbir belge alınamaz. Sözleşmede yer alan ödeme tarihlerinin, cayma süresi (ilk 14 gün) içinde kalacak şekilde belirlenmesi yasalara aykırıdır.

4. Sözleşme Süresi En Fazla 10 Yıl Olabilir

Herhangi bir tapu devri barındırmayan ve tüketiciye yalnızca tesisin kullanım hakkını sağlayan (şahsi hakka konu) devre tatil sözleşmeleri yasal olarak en fazla 10 yıl için kurulabilir.

5. 90 Gün Kuralı: Kullanılmayan Tatil İçin Aidat Ödenmez

Tüketiciler, şahsi hakka konu olan devre tatillerini belirli bir yıl/dönem için kullanmayacaklarını, tatilin başlama tarihinden en az 90 gün önce firmaya (sağlayıcıya) yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı (e-posta vb.) üzerinden bildirirse; o dönem için tüketiciden yıllık gider payı, aidat, katılım bedeli, genel idari masraf veya başka bir isim altında hiçbir bedel talep edilemez.

MAĞDURİYET DURUMUNDA HUKUKİ SÜREÇ NASIL İŞLER?

Devremülk veya devre tatil firmalarının uygulamaları nedeniyle mağduriyet yaşayan tüketicilerin başvurabileceği resmi hak arama yolları, uyuşmazlığın maddi değerine göre değişiklik göstermektedir. 2026 yılı parasal sınırlarına göre izlenmesi gereken yasal yollar şöyledir:

186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklar: Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklar için tüketicilerin il veya ilçe Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yapması gerekmektedir.

186.000 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklar: Değeri bu tutarı aşan uyuşmazlıklarda ise görevli merci Tüketici Mahkemeleridir.

Arabuluculuk Şartı: Tüketici Mahkemelerinde dava açılabilmesi için dava şartı olarak öncelikle zorunlu Arabulucuya başvurulması gerekmektedir. Arabuluculuk süreci tüketilmeden doğrudan dava açılamaz.

Author: Yusuf Arslan