Yanlış anlaşılan bir hormon: Kortizol

Kortizol hormonu seviyesindeki yükselmenin sağlığımızı ciddi anlamda etkilediğine dair sosyal medyada pek çok içerik karşımıza çıkıyor. Hatta bu hormon wellness, yani iyi olma halimizin bir tür ‘öcü’sü gibi algılanıyor. Sabahın 3’ünde uyanmamız, bel çevremizin kalınlaşması veya yüzümüzün aşırı şişkin görünmesi kortizol hormonunun fazlalığına bağlanıyor. Fakat uzmanlar hayati bir hormon olan kortizol hakkında temel bir yanlış anlaşılma olduğunu söylüyor. Biz de endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanları Memorial Bodrum Hastanesi’nden Prof. Dr. İbrahim Şahin ve Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nden Doç. Dr. Seher Tanrıkulu’ya işin aslını sorduk.

‘Bağışıklık sistemini dengeliyor’

TAM OLARAK GÖREVİ NE?

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Googleüzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

◊Kortizol, böbreküstü bezlerinden salgılanan, salımını beyindeki hipofiz bölgesinin düzenlediği, yaşam için vazgeçilmez bir hormondur. Halk arasında çoğunlukla ‘stres hormonu’ olarak bilinse de çok daha geniş görevleri vardır. Kan şekerinin düzenlenmesi, tansiyonun korunması, vücudun günlük biyolojik ritminin sürdürülmesi, enerji metabolizması ve bağışıklık sisteminin dengelenmesinde kritik rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar kortizolün vücudun günlük aktivitelere hazırlanmasını sağlayan bir zamanlama mekanizmasının parçası olduğunu gösteriyor. Özellikle sabah saatlerinde doğal olarak yükselerek uyanıklığı artırıyor ve metabolizmayı günün ihtiyaçlarına hazırlıyor.

◊Fiziksel veya psikolojik stres sırasında kortizol düzeyi yükseliyor. Böylece kan basıncını destekliyor, kalp ve damar sisteminin stres koşullarında çalışmasını sağlıyor, vücudun ‘savaş ya da kaç’ yanıtına katkı sunuyor. Dikkat, hafıza ve öğrenme sürecinde görev alıyor. Kortizol eksikliğinde tansiyon düşüklüğü, kan şekeri problemleri ve hatta hayati risk gelişebiliyor. (Prof. Dr. İbrahim Şahin)

‘İlginin merkezine yerleşti’

SORUMLU GERÇEKTEN O MU?

◊Modern yaşamda uyku düzensizliği, kronik stres, ekran maruziyeti, hareketsizliğin artmasıyla insanlar yorgunluk, kilo alma ve tükenmişlik hissinin nedenlerini araştırmaya başladı. Kortizol bu ilginin merkezine yerleşti. Kortizol ve wellness arasındaki ilişki son yıllarda bilimsel araştırmalarda ve sağlık literatüründe büyük ilgi görüyor. Ancak bu konuda önemli bir yanlış anlaşılma vardır: Amaç kortizolü mümkün olduğunca düşürmek değil, kortizol ritmini korumak.

◊Sosyal medyada bilimsel gerçeklerin oldukça basitleştirildiğini görüyoruz. Gece saat 3’te uyanmanın onlarca farklı nedeni olabilir. Uyku apnesi, reflü, anksiyete, depresyon, menopoz, kullanılan ilaçlar, düzensiz uyku alışkanlıkları bunlardan sadece birkaçı. Bunun doğrudan kortizol yüksekliği anlamına geldiğini söyleyemeyiz. ‘Kortizol göbeği’ olarak tanımlanan karın çevresi yağlanması da tek bir hormona bağlanamaz. Kilo artışlarının çoğunda beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite eksikliği, genetik yatkınlık ve uyku düzensizliği rol oynar. Yüzde belirgin şişkinlik de ‘cushing sendromu’ benzeri gerçek kortizol fazlalığı hastalıklarında gördüğümüz bir bulgu.

◊Son birkaç yıldır sosyal medyada kortizol neredeyse bütün sağlık sorunlarının sorumlusu gibi gösteriliyor. Oysa bilimsel veriler bize onun korkulması değil, doğru çalışması gereken bir hormon olduğunu söylüyor. Kortizolü suçlamak yerine yaşam tarzı faktörlerimizi iyileştirecek önlemler almalıyız. (Prof. Dr. İbrahim Şahin)

‘Obezite ve alkol düzeyleri artırabilir’

NASIL ÖLÇÜLÜR, NEDEN YÜKSELİR?

◊Kortizol düzeyi kan, idrar veya tükürük testiyle ölçülebilir. Ancak kortizol gün içinde doğal olarak değiştiği için tek bir ölçümle tanı koymak mümkün değil. Patolojik kortizol yüksekliğinin en önemli nedeni cushing sendromudur. Bunun altında hipofiz bezi tümörleri, böbreküstü bezi tümörleri veya bazı kanser türleri yatabilir.Depresyon, alkol, obezite ve bazı ilaçlar da kortizol düzeylerini artırabilir. Sağlıklı bireylerdeyse ameliyat, ateş, yoğun egzersiz veya hipoglisemi gibi durumlarda geçici kortizol yükselmeleri görülebilir. (Doç. Dr. Seher Tanrıkulu)

‘Hafıza sorunları görülebilir’

UZUN SÜRE YÜKSEK KALIRSA…

◊Kortizolün artışı her zaman bir hastalık anlamına gelmez. Eğer uzun süre kontrolsüz yüksek kalırsa şu durumlarda etkili olabilir: İnsülin direnci, diyabet, hipertansiyon, deride incelme ve kolay morarma, mor-kırmızı geniş çatlaklar, kas güçsüzlüğü, osteoporoz (kemik erimesi), kırıklar, enfeksiyona yatkınlık, âdet düzensizliği, cinsel istekte azalma, depresyon, anksiyete, hafıza sorunları, uyku bozuklukları, glokom ve katarakt riskinde artış. (Doç. Dr. Seher Tanrıkulu)

‘Takviyelerin bilimsel kanıtı yetersiz’

NASIL DENGEDE TUTARIZ?

◊Patolojik kortizol yüksekliği tıbbi tedavi gerektirir. Günlük yaşamda bu hormonun sağlıklı çalışması için şu faktörler önemli: Düzenli ve kaliteli uyku, dengeli beslenme, etkin stres yönetimi ve egzersiz. Egzersiz sırasında kortizol geçici olarak yükselir, bu normal. Ancak aşırı yoğun ve yetersiz dinlenmeyle yapılan antrenmanlar olumsuz etki yaratabilir.

◊Yüksek glisemik indeksli besinler ve uzun süreli açlık da kortizol salımını artırabilir. Bu nedenle düzenli ve dengeli beslenme önemli. Piyasada satılan ‘kortizol dengeleyici’ takviyelerin çoğunun bilimsel kanıtı yetersiz. Gerçek bir kortizol bozukluğundan şüpheleniliyorsa öncelikle hekime başvurulmalı. (Doç. Dr. Seher Tanrıkulu)

Author: Yusuf Arslan