Küresel sıcaklıkların rekor seviyelere ulaşması, yalnızca kutuplardaki buzulların erimesine yol açmıyor. Aynı zamanda tropikal hastalıkları taşıyan sivrisineklerin daha önce görülmedikleri bölgelere yayılmasına da zemin hazırlıyor.
Çalışmaya göre, bugüne kadar tropikal kuşakla sınırlı kalan ve geceleri uyurken yakalayan sivrisinek kaynaklı “chikungunya” virüsü, yakın zamanda Avrupa ve Kuzey Amerika’da yeni salgın odakları oluşturmaya hazırlanıyor. Çinli bilim insanları tarafından yürütülen ve prestijli Frontiers in Cellular and Infection Microbiology dergisinde yayımlanan yeni araştırma, şu an için dünya kara yüzeyinin yüzde 21,3’üne tekabül eden 139 ülke veya bölgenin bu viral hastalık açısından yüksek risk altında olduğunu gösteriyor.

Çalışmanın yazarlarından Dr. Ye Xu, geleceğe yönelik projeksiyonların çok daha ciddi bir yayılıma işaret ettiğini belirterek şu kritik uyarıda bulunuyor:
“İklim değişikliği senaryoları, virüsün ılıman kuşaklara doğru kaçınılmaz bir kayma yaşayacağını net bir şekilde gösteriyor. Özellikle Kuzeydoğu Kuzey Amerika, Orta Avrupa ve Doğu Asya, virüsün gelecekteki yeni merkezleri haline gelecek.”
Geçmişte Chikungunya virüsü, çoğunlukla sarıhumma sivrisineği olarak bilinen Aedes aegypti türü aracılığıyla insanlara taşınıyordu. Sıcak ve nemli tropikal bölgelerde yaşamayı tercih eden bu sivrisinekler, uzun yıllar virüsün yayılımında başlıca rol oynadı. Ancak küresel sıcaklık artışı ve uluslararası insan hareketliliğinin hız kazanması, ekolojik dengeleri değiştirerek virüsün yayılma alanını ve hayatta kalma koşullarını değiştirdi.
ARTAN SICAKLIKLAR VİRÜSÜN BULAŞMASINI HIZLANDIRIYOR
Tehlike yalnızca sivrisineklerin yeni bölgelere yayılmasıyla sınırlı kalmıyor. Araştırmalar, artan sıcaklıkların virüsün sivrisinek içindeki çoğalma ve olgunlaşma sürecini önemli ölçüde hızlandırdığını ortaya koyuyor. Özellikle hava sıcaklığının 18-28 derece aralığında olduğu koşullarda, virüs bulaştırıcı hale normalden 4 ila 5 kat daha kısa sürede ulaşabiliyor. Bu durum ise olası salgınların çok daha hızlı büyümesine ve geniş alanlara yayılmasına zemin hazırlıyor.

CHIKUNGUNYA KÜRESEL BİR SAĞLIK TEHDİDİNE DÖNÜŞÜYOR
Chikungunya, artık yalnızca belirli bölgeleri etkileyen endemik bir hastalık olmaktan çıkarak küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldi. Günümüzde yerel bulaşın resmi olarak bildirildiği ülke sayısı 114’e yükselmiş durumda. Bu tablo, dünya nüfusunun yüzde 75’inden fazlasının virüsle karşılaşma riski taşıdığına işaret ediyor. Ölüm oranı yaklaşık binde 1,3 seviyesinde seyretse de hastalığın asıl yükü, enfeksiyon sonrasında aylar hatta yıllar sürebilen kronik eklem ağrıları ve kalıcı sağlık sorunlarından kaynaklanıyor. Bu nedenle Chikungunya, her yıl milyonlarca insanın yaşam kalitesini düşürerek önemli ölçüde iş gücü kaybına ve sağlıklı yaşam yılı kaybına neden oluyor.
TÜRKİYE İÇİN RİSK GİDEREK ARTIYOR
Uzmanlar, Türkiye açısından da potansiyel tehdit oluşturan Chikungunya virüsüne karşı dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Asya ile Avrupa arasında stratejik bir geçiş noktası olan Türkiye, her iki kıtaya özgü birçok canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Bu biyolojik çeşitlilik, özellikle Asya kökenli sivrisinek türlerinin ülkede yaşam alanı bulmasını kolaylaştırırken, Chikungunya virüsünün yerel düzeyde yayılma riskini de artırıyor.
