Zara, Pull&Bear ve Oysho gibi markaların arkasındaki Inditex’in kurucusu, yıllardır işini tekstil sektörünün ötesine sistematik olarak genişletiyor ve lüks ve yüksek değerli gayrimenkullere odaklanan bir yatırım modeli oluşturuyor.

200’den fazla mülkten oluşan portföyüyle…
Ortega’nın küresel portföyü şu anda 200’den fazla satın almayı içeriyor ve yaklaşık 25 milyar dolar (yaklaşık 21,2 milyar Euro) değerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu da onu birçok büyük uluslararası gayrimenkul yatırımcısının önüne geçiriyor.
Aynı zamanda, Forbes’a göre, toplam serveti yaklaşık 148 milyar dolar olarak tahmin ediliyor ve onu dünyanın en zengin on kişisinden biri yapıyor.
GAYRİMENKUL İMPARATORLUĞUNU NASIL KURDU?
Başarısının anahtarı, Inditex’ten elde ettiği temettülerin akıllıca yeniden yatırılmasında yatıyor. Ortega, moda sektöründe kazandığı sermayeyi, dünyanın dört bir yanındaki büyük şehirlerde prestijli ofis binaları, ticari alanlar ve özel lokasyonlar satın almak için kullandı.

Son birkaç yıldır, doksan yaşındaki milyarder, kurumsal merkezlere, lüks alışveriş merkezlerine ve teknoloji devleriyle ilişkili gayrimenkullere odaklanarak satın alma hızını daha da artırdı.
Investitor’ın yazdığına göre, bu yaklaşım, riskli yatırımlar yerine istikrarlı ve uzun vadeli karlı projeleri tercih eden muhafazakar bir yatırımcı profilini doğruluyor.
Gayrimenkul, yatırım stratejisinin temel direği olsa da, Ortega bununla yetinmiyor. Yatırım şirketi aracılığıyla, enerji, telekomünikasyon ve altyapı gibi diğer sektörlerdeki varlığını genişletiyor.
Bu şekilde, en etkili küresel yatırımcılardan biri olarak konumunu daha da güçlendiriyor.
Ortega artık sadece bir “moda kralı” değil, aynı zamanda dünyanın en büyük “sessiz emlak baronu” olarak kabul ediliyor. Bu başarısının temelinde de tekstil imparatorluğundan gelen devasa nakit akışını, çok daha istikrarlı ve uzun vadeli bir alan olan gayrimenkule kaydırması yatıyor.