Kas ağrısı sandılar, ana damarı 13 santime şişip patladı: “10 dakikalık test hayatımı kurtarabilirdi”

John Simpson, 65 yaşına girdiğinde kendisine gönderilen sağlık tarama davetini hatırlamıyor. İngiltere’de erkeklere sunulan bu kısa ultrason kontrolü, karın bölgesindeki ana atardamar olan aortta sessizce gelişebilen ölümcül balonlaşmayı tespit etmeyi amaçlıyor.

John bugün o daveti görmüş olmayı çok isterdi. Çünkü aylar önce yaşadığı olay, birkaç dakikalık bir kontrolün hayatındaki en büyük acıyı ve ölüm riskini önleyebileceğini gösterdi.

Emekli elektrikçi olan 78 yaşındaki John, Eylül 2024’te kız kardeşinin North Yorkshire’daki evinde kalırken gece saat 23.00 sıralarında korkunç bir ağrıyla uyandı.

“Tarif edilemezdi” diyen John, hem sırtında hem de karnında dayanılmaz bir ağrı hissettiğini söylüyor. Acı o kadar şiddetliydi ki kusmasına neden oldu.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Kız kardeşi Paula ambulans çağırdı. Ancak ilk değerlendirmede John’a ağrının kas yorgunluğundan kaynaklanabileceği söylendi ve parasetamol alması önerildi.

Bir süre sonra ağrı hafifledi. Fakat bu geçici rahatlama, vücudunda yaşanan ölümcül sorunun bittiği anlamına gelmiyordu.

Ertesi akşam ağrı yeniden başladı. Bu kez John acı içinde kıvranıyordu. Ambulansla York Hospital’a götürüldü ve yapılan acil taramada korkutucu gerçek ortaya çıktı.

Normalde yaklaşık 2 santimetre genişliğinde olan aortu, 13 santime kadar balonlaşmış ve patlamıştı.

John’un yaşadığı durumun adı abdominal aort anevrizması. Kısaca AAA olarak bilinen bu hastalıkta, vücudun en büyük damarı olan aortun karın içinden geçen bölümünde zayıflama ve şişme meydana geliyor.

Bu balonlaşma uzun süre hiçbir belirti vermeyebiliyor. Ancak damar duvarı yırtıldığında kişi dakikalar içinde ölümcül iç kanama riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.

Uzmanlara göre AAA’nın en tehlikeli yanı, çoğu zaman sessiz ilerlemesi. Kişi yıllarca vücudunda böyle bir risk taşıdığını fark etmeyebilir.

Patlama meydana geldiğinde ise ani ve şiddetli karın ya da sırt ağrısı, tansiyon düşmesi, solukluk, terleme, baygınlık hissi ve hızla kötüleşen genel durum görülebilir.

İngiltere bu nedenle 65 yaşına giren erkeklere ücretsiz karın ultrasonu taraması sunuyor. Test genellikle 10-15 dakika sürüyor, ağrısız yapılıyor ve aortta genişleme olup olmadığını gösterebiliyor.

John, daveti görmüş olsa bile o dönem ne anlama geldiğini bilmediği için muhtemelen gitmeyeceğini söylüyor. Bugün ise “Gitmiş olsaydım çok fazla acı ve zorluktan kurtulabilirdim” diyor.

AAA taraması özellikle erkeklere öneriliyor çünkü erkeklerde bu hastalığın görülme riski kadınlara göre çok daha yüksek. Yaş ilerledikçe damar duvarındaki esnek lifler zayıflıyor ve aort, kalpten pompalanan kanın basıncına karşı daha savunmasız hale geliyor.

Sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve aile öyküsü de riski artıran önemli faktörler arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre sigara, aort duvarında iltihabi süreci artırarak damar yapısını zayıflatabiliyor. Aile öyküsü de dikkat edilmesi gereken önemli bir işaret.

Anne, baba ya da kardeşinde abdominal aort anevrizması olan kişilerin bu hastalığı yaşama riski daha yüksek kabul ediliyor.

Taramada küçük bir anevrizma saptanırsa hemen ameliyat yapılmayabiliyor. Çünkü küçük boyutlarda ameliyat riski, anevrizmanın kendisinden daha yüksek olabilir.

Bu durumda hasta düzenli aralıklarla takip ediliyor. Anevrizma büyüdükçe kontrol sıklığı artıyor. Genellikle 5,5 santimetre ve üzeri genişlemelerde ameliyat seçeneği gündeme geliyor.

Tedavide iki ana yöntem bulunuyor. Daha az invaziv olan EVAR yönteminde, kasıktaki damardan girilerek aortun zayıflayan bölümüne stent yerleştiriliyor.

Her hasta bu yönteme uygun olmayabiliyor. Bazı anevrizmaların konumu, stentin güvenli şekilde yerleşmesine izin vermeyebiliyor.

Diğer seçenek açık ameliyat. Bu yöntemde karından büyük bir kesi yapılıyor, aortun hasarlı bölümü çıkarılıyor ve yerine sentetik bir damar yerleştiriliyor.

John’a da açık ameliyat yapıldı. Dört gün yoğun bakımda kaldı, ardından haftalarca serviste tedavi gördü. Uzun süre yatakta kaldığı için kasları zayıfladı ve yeniden yürümeyi öğrenmesi gerekti.

John’un hayatta kalmasında patlamanın yönü kritik rol oynadı. Aort arkaya doğru, omurganın önündeki dokulara doğru yırtıldığında çevre dokular kanamayı kısa süreliğine sınırlayabiliyor.

Bu durum hastaya hastaneye yetişebilmesi için zaman kazandırabiliyor. Eğer yırtılma karın boşluğuna doğru olsaydı John dakikalar içinde hayatını kaybedebilirdi.

John, olaydan sadece birkaç gün önce Rodos’ta tatilde olduğunu söylüyor. “Bu orada başıma gelseydi, bugün burada olmazdım” diyerek yaşadığı şansın farkında olduğunu anlatıyor.

Bugün hayatının büyük ölçüde normale döndüğünü ancak karnındaki hassasiyetin sürdüğünü belirtiyor. Doktorları, tam iyileşmenin yaklaşık bir yılı bulabileceğini söylemiş.

Abdominal aort anevrizmasının büyümesini kesin olarak durduran kanıtlanmış bir ilaç tedavisi henüz bulunmuyor. Araştırmalarda tansiyon ilaçları, antibiyotikler, aspirin ve statinler gibi farklı seçenekler incelense de büyümeyi durdurmada ikna edici sonuç alınamadı.

Bilim insanları şimdi diyabet ilacı metforminin küçük anevrizmaların büyümesini yavaşlatıp yavaşlatamayacağını araştırıyor.

John’un mesajı ise net: Dakikalar süren ağrısız bir kontrol, yıllarca sessiz kalan ölümcül bir riski ortaya çıkarabilir.

“Tarama yaptırsaydım bütün bu acılardan kaçınabilirdim” diyen John, özellikle 65 yaş ve üzerindeki erkeklere çağrıda bulunuyor.